“İşte bombalamak gereken şey budur. İşin başlangıcı burasıdır. ‘Ben’den ‘Biz’e geçiş... Ama bunu bilemezsiniz. Çünkü sahip olma sizleri ebediyen ‘Ben’ çerçevesinde dondurmuş, ‘Biz’ ile olan bağlantınızı ilelebet kesmiştir.”
“Ey değişiklikten nefret eden, devrimden korkanlar, işte düğüm noktası burasıdır. Eğer çömelen iki adamı birbirinden uzak tutabilirseniz mesele kalmaz. Onların birbirinden nefret etmesini, korkmasını, kuşku duymasını sağlayabiliyor musunuz? Sizin ürküttüğünüz şeyin çekirdeği budur işte. Döllenmiş hücredir, zigottur bu. Çünkü artık ‘toprağımı kaybettim’ sözü değişmektedir. Bir hücre bölünmekte, o bölünmeden de sizin korktuğunuz şey doğmaktadır. ‘Toprağımızı kaybettik.’ Tehlike buradadır. Çünkü bir arada bulunan iki adam asla tek başına bulunan adam kadar yalnız ve şaşkın olmaz. Derken bu ilk ‘biz’ sözünden daha bile tehlikeli bir başka şey doğar: ‘ bende biraz yiyecek var’a karşı ‘bende hiç yok.’ Eğer bunun sonucu ‘bizde biraz yiyecek var’ olursa hareket başladı demektir.”
“Şundan emin olabilirsiniz... korkulacak zaman, insanın bir ülkü uğruna acı çekmeyi ve ölmeyi reddettiği zamandır. Çünkü bu bir tek nitelik insanın temelidir.”