"İnsan olarak doğan birinin acı ve kayıpları, yara beresi etrafında gümbürdeyen nesnelerin o büyük hareketlerini güvenle izleyecek, zor durumları sakince, hayırlı durumları ölçülü bir şekilde karşılayacak, birine kapılıp gitmeyecek, diğerine güvenmeyecek, talihi değiştiğinde hiçbir şekilde değişmeden kalacak ve kendisi dışında hiçbir şeyin kendisine ait olmadığını ve kendisinin de en iyi tarafının bu olduğunu düşünecek kadar insanlığını aşması gerektiğinden şüphe duyman için hiçbir gerekçe yoktur. İşte, bunu size kanıtlamak için buradayım; onca ülkeyi yıkan adamın buyruğu altında surlar koçbaşı darbesiyle sarsılırken, altı tünellerle ve gizli geçitlerle oyulan o heybetli kuleler aniden yıkılırken ve en yüksek kaleler topraktaki bir tümsekle aynı hizaya gelirken, temeli sağlam atılmış bir ruhu sarsabilecek kadar güçlü bir silah yapılamaz. Sürünerek çıktım evimin yıkıntıları arasından ve her taraf yanarken, kanlar içinde alevlerin arasından kaçtım. Kızlarımın başına ne geldiğini ve halkın daha kötü durumda olup olmadığını bilmiyorum. Tek başıma ve yaşlı biri olarak düşmanın etrafımdaki her şeye sahip olduğunu gördüğüm gibi, sahip olduğum şeyin de yerli yerinde ve sağ salim durduğunu söylüyorum. Eskiden sahip olduğum şeye şimdi de sahibim, onu muhafaza ediyorum. Beni yenilmiş, kendini de zafer kazanmış sanman için hiçbir neden yok. Sadece senin talihin benim talihimi yendi."