Vildan

Vildan
@vildan_p
İstanbul, 3 Ağustos
10 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·156 syf.··
2021 17. kitabı
Bugüne kadar okuduklarım arasında tartışmasız en çok keyif aldığım bir kitap da buydu. Gerek cümlelerdeki kelimelerin birbiri ardınca sıralanışı gerekse her cümlenin sonunda ne kadar yüce anlamların var olduğunu hissetmek bana sükûnet verdi. Kesinlikle bir başucu kitabı olmalı. Hayatın akışına kapılıp özümüze dönmede zorlandığımızda, zorlukların üstesinden gelirken artık bitkin hissettiğimizde, sosyal bir çevrede yaşamamıza rağmen kendi yalnızlığımızda boğulduğumuzda aslında yaşantılardan ve etrafımızda yer verdiğimiz insanlardan öğrenecek ne kadar çok şeyimiz olduğunu anlamamızda bize umut dolu bir bakış sunacak bir eser. Okuduğumuz, yazdığımız, söylediğimiz çoğu cümle genellikle herkesçe tahmin edilebilecek düzeydedir. Bunları biliyor olmak güzeldir fakat özümsemek başkadır. Özümsemek o anlamla bütünleşmektir; değişime açılan kapının bir anahtarıdır. Bu eserdeki cümleler de aslında herkesçe kabul görebilecek normal metinlerdir. Fakat bahsettiğim edebi yaklaşım ve Marcus Aurelius’un bu düşüncelerini paylaşırken öne sürdüğü dayanaklar; bu düşüncelerin benimsenmesini kolaylaştıracak ve kuvvetle muhtemeldir ki okuyucunun zihnine hitap ederek güçlü bir silkinmeye vesile olacaktır. Hâlihazırda hayatımızda olsun veya olmasın karşımıza çıkmış veya çıkacak olan her insandan mutlaka öğrenebileceğimiz şeyler olduğunu yeniden hissettim. İyi veya kötü karşılaştığım durumlarda bu minvalde hareket etmeye özen gösteririm. Çünkü davranış ve sözlerimle iyi veya kötü bir örnek olabileceğimin farkındayım. Sadece ben değil aynı şekilde insanlardan da bu altbilgileri alacağımı biliyorum. Burada önemli bir nokta vardır ki, kişi hem alma hem de verme noktasında süzgeçlerini kullanmayı bilmelidir. Nihayetinde kimse mükemmel bir örnek değildir. Fakat evet o yolda olmalıdır. Marcus da
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·56 syf.··
2021 16. kitabı
İnsanın kendisine zarar getirecek olanın ne olduğunu bilmeden olur olmadık her şeyi merak etmesi, öğrenmek istemesi ve sonra acı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalması güzel bir şekilde aktarılmıştır. Her ne kadar merak ettiğimiz bir durum da olsa öğrenmemiz istenmiyorsa, o şeye daha temkinli yaklaşmalıyız. Bence hakkında bilgimiz olmayan şeylerin ardına düşerken bir kez daha düşünmeliyiz. “TEİRESİAS: Hepiniz aklınızı kaçırmışsınız. Bildiklerimi söylemeyeceğim, çünkü kendi felaketimi, senin felaketini açığa vurmak istemiyorum. OİDİPUS: Demek biliyorsun da söylemek istemiyorsun? Böylece bize hıyanet ettiğini, kentini mahvettiğini anlamıyor musun?” Ensest ilişkilerin o dönemde bile lanetli kabul edilişi, insanların gözünde bunun böylesine trajik bir şekilde konu edinilmesi düşündürücü bir durumdur. Günümüzde özgürleşmek adı altında bu ilişkileri yaygınlaştırmaya çalışan topluluklar mevcuttur. Bu durum, bir çerçeve çizilmediği takdirde insanların özgürlük adı altında yapmak isteyeceklerinin bir sınırı olmayacağını göstermektedir. Bence doğal bir hak olarak görülen böyle aşağılık yönelimlerin bir yerde son bulabilmesi için ahlak kuralları ve bu kurallar ile gelen sorumluluklar göz ardı edilmemelidir. “Çocuklarının hem babası, hem kardeşi; onu doğuran anasının hem kocası, hem oğlu olduğu; babasının karısından çocukları doğduğu; babasını öldürdüğü meydana çıkacak.” Hayatta bazen öyle durumlarla karşı karşıya kalırız ki ne yapacağımızı, kime güveneceğimizi bilemeyiz. Bir koruma alanı oluşturarak kendimizi güvende tutmaya çalışır ve etrafımızdaki herkesi potansiyel tehlike olarak görürüz. Bu, içinden çıkılması güç bir durumdur. Kreon'un itirazında haklı olması kadar Oidipus da şüphesinde haklıdır. Bir söz vardır: “Bir insana güvenip güvenemeyeceğini anlamanın en iyi yolu
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma