virata

virata
@vir4ta
" Düşünceye dönüşse benim etim kemigim Yolum kurban gidemez hoyrat mesafelere; Ben, tüm uzaklıkları aşıp erişeceğim Sınırsız ötelerden, senin olduğun yere. Varsın, sımsıkı bassın ayağım topraklara Dünyada bir köşede, senden uzak mi uzak, Çevik düşünce sıçrar, dinlemez deniz, kara. Ulaşır özlediği yere hayal kurarak. Ben, düşünce değilim: ah düşündükçe bunu -Sen gittin, ben uçamam- bu öldürüyor beni; Alt tarafı, varlığım biraz toprak, biraz su: Inleyerek beklerim geleceğin keyfini. Bu iki som maddeden, birbirinin yasına Nişan takan o ağır yaşlar kalacak bana. "
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
" Yakınmasan da olur artık kötülüğünden: Güllerde diken vardır, gümüş çeşmede çamur; Tutulur ay ve güneş, söner bulut yüzünden; En şirin tomurcukta iğrenç kurtlar bulunur. Kusursuz insan olmaz - bende kabahat az mı: Örnekler verip haklı bulmak suç işleyeni? Bu özürler büsbütün ahlakını bozmaz mı? Günahlarından öte bağışlamışım seni. Benim aklım savunur senin şehvet suçunu; Avukatın gibiyim davacın olsam bile: Suçlu ben'im, yargica kendim söylerim bunu, İçsavaşa tutuşur bende nefret sevgiyle. Suç ortağı olmaya gösteriyorum rıza Hiç acımadan beni soyan tatlı hırsıza. "
" Yorgun argın, alırım yatağımda soluğu: Yatak, yol yorgununa en hoş dinlenme yeri, Ama bu sefer başlar aklımın yolculuğu, Kafam çırpınır gövdem bitirmişken işleri; Depreşen duygularım gurbet elden o zaman Sana varmak isteyip uğrunda hacca çıkar, Baygınlaşmış gözlerim açıldıkça durmadan Sırf körlerin gördüğü karanlıklara bakar: Hiç değilse ruhumda düş kuran bir göz var da Görmeyen bakışıma senden hayal getirir, Hayalin karanlıkta elmas gibi parlar da Korkunç geceyi süsler, ona taze yüz verir. Gündüz bedenim, gece aklım huzur bulamaz, Gövdeyle baş senden de benden de kurtulamaz. "
" Gözlerim ressam oldu senin güzelliğine, Kalbimin levhasına nakşetti görüntünü Bedenim de çerçeve oldu senin resmine, Derinlikle güçlendi sanatın en üstünü. Göreceksin, ressamın ustalığı nasılmış: Gerçek yüzünü çizmek, olur ancak bu kadar. İşte resmin kalbimde başköşeye asılmış, Sergimde pencereler göz nurunla ışıldar. Gözler, başka gözlere ne iyilik etti, bak: Benim gözlerim çizdi senin güzelliğini; Seninkiler gönlüme pencereler açarak Güneşi soktu – coşsun, gözlesin diye seni. Ama kurnaz gözlerin sanat yeteneği az: Sırf gördüğünü çizer, yüreği tanıyamaz. "
" Ben, başka bir ozanım. Öbür manzumeciler Boyalı güzel görür, kalemi alır ele, Göğü tutup onunla yazdıklarını süsler, Her güzeli benzetir kendindeki güzele. Hem de ne şatafatlı teşbihler, çifter çifter: Güneşle ay; toprağın, denizin cevherleri, Nisan tomurcukları, nice bulunmaz şeyler, Yeryüzünü kuşatan o cennet çemberleri. Ben, gerçeği yazarım, benim sevgim gerçek ya: İnan olsun, sevgilim, güzellerin güzeli, Ana yavrusu gibi, pek parlak olmasa da, Gökyüzünde yanan o altın kandil misali. Onların boş lafları olamaz benim işim: Satacak değilim ki, niçin övecekmişim. "