Bugün yaşayan mü'minler olarak, dün içinde bulunmaktan korunmuş olduğumuz olayların hakemliğine yeltenirsek, elimizin bulaşmadığına dilimizi ve imanımızı bulaştırmış oluruz.
Evet, Kur'an ve İslâm mahfuzdur, fakat hiçbir kişinin veya toplumun imanını koruyabilmesi taahhüt edilmiş değildir. Her kişi kendi inancını, her mü'min toplum kendi Müslümanlığını korumak, devam ettirmek mükellefiyetindedir. Bunu yapmadığı takdirde umutsuzlukların, inkârın, isyanın uçuurumlarına ve karanlığa yuvarlanabilir.