Hatciş, Beyaz Zambaklar Ülkesi'ni inceledi.
 21 May 18:42 · Beğendi · 10/10 puan

Beyaz Zambaklar Ülkesi...
Atatürk'ün Askeri Okulların Müfredatına Konulmasını Emrettiği Kitap...

Sadece Askeri Okulların değil, tüm okulların ilk, orta, lise ve hatta üniversite müfredatında olması ve en ince ayrıntısına kadar okunup anlaşılması gereken bir baş ucu kitabı.
Okul dedim de sadece, okulla da bitmez bu iş esnafın dükkanında, doktorun önlüğünün cebinde, avukatın, hakimin adalet masasında ve hatta çiftçinin gözünün önünde olması gereken, her okuma bilen kimsenin okuması gereken bir kitap...

Abartıyor muyum? HAYIR!

'Tarihten İbret'...
Bu başlıkla başlıyor kitap... Ne kadar da çok duyduğumuz bir söylem değil mi? 'Tarih tekerrürden ibarettir, tarihten ibret alın.'
Evet çokça duyuyoruz. Ve evet kendi tarihimizle TÜRK TARİHİ'yle GURUR DA DUYUYORUZ.
Her Türk Evladı da böyle olmalı fakat buraya bir virgül eklemek istiyorum sadece gurur duymakla olmaz, gurur duyduğumuz tarihe uygun olarak yaşamalı ve yeri geldiğinde o şanlı tarihe bir tarihde biz eklemeliyiz.
Tarih sadece savaşla yazılmaz. Tarih ülken için yaptığın her yararlı iş için yazılır. Ektiğin bir tohumda bazen tarih yazar aldığın bir ödülde ve yetiştirdiğin bir öğrencide tarih yazar... Yeter ki "Ben bu işi ÜLKEM'in kazancı için yapıyorum, onun varlığının daimi için yapıyorum." de...

'Kahramanlar ve Millet'
Böyle devam ediyor ikinci başlık...
Kahraman... Aklıma Kürşad'lar geliyor, Fatih'ler, Yavuz'lar, ATATÜRK'ler, Fethi'ler geliyor. Hepsi birer KAHRAMAN ve milleti için her şeyi göze alan insanlar...
Kahramanlık sadece savaşla olmaz... Bir yetim doyurursun kahraman olursun, bir okul boyar, bir bina dikersin şehrine kahraman olursun. Belki köyüne suyu getirirsin, yol yaparsın kahraman olursun ve hatta belki bir yaşlıyı bir engelliyi karşıdan karşıya geçirirsin kahraman olursun. Yeter ki "Ben yardım ediyorsam insanlara, geleceğim için, yarınlarım için yardım ediyorum." de...

'Futbol'
Aralarda bir yerde bu başlıkta var... En sevdiğimiz şey değil mi? Allahhh GS bu sezon şampiyon oldu, değmen keyfine GSli'lerin...

Sezon başlarında pasoliglere verilen paralar, biletlere verilen paralar, maç zamanlarında edilen kavgalar, yok ofsaytdı yok goldü, yok faüldü yok autdu muhabbetleri, ha bide iddialara verilen paralar az kalsın unutuyordum!..
"Tüh lan gene tutmadı 3 yazsam şu kadar paraydı temizzz.." cinsinden konuşmalar.
Şimdi hesab'edelim aylık iddiaya yatırılan her parayı bir kenara koysak kaç kitap eder? Maça gidince ettiğimiz küfürler yerine oturup iki sayfa kitap okusak kaç güzellik eder? Çokk değil mi çok güzellik eder.
Demiyorum ki maç izleme, halı sahaya gitme. İzle, git ama bilinçli git, yaptığın her işi bilinçli yap.
Futbol dedik Okeyy! Takım tutuyoruz o da okey takımlarımızda kaç millimiz var? Bir zamanlar yabancı oyuncu sınırı vardı ne oldu ona? Takımlarımızın alt yapıları ne durumda? Her takım lige yükselebilmek için bulduğu yabancı oyuncuyu takımına alıyor. TEK HEDEF lige yükselmek... Peki doğru hedef bu mu?
HAYIR!

Doğru hedef ÜLKEM için çalışmak, ÜLKEM insanı için çalışmak, gençleri, çocukları da bu bilinçle yoğurmak... Ve onlara ön ayak olmak, onlara bu şevki aşılamak...
...

Ve kitabın sonu gelir kapatırım kapağını, dolu dolu olurum, heyecanlanırım...
Hatırlarım...
EY TÜRK GENÇLİĞİ!
BİRİNCİ VAZİFEN TÜRK İSTİKLALİNİ VE TÜRK CUMHURİYETİNİ İLELEBET MUHAFAZA VE MÜDAFAA ETMEKTİR.
MEVCUDİYETİN VE İSTİKBALİNİN YEGANE TEMELİ BUDUR!..

İşte canlar böyle bir kitap okuyacağınız... Dolu dolu buram buram heyecan kokan, başarı kokan, küllerinden doğma kokan...

Bu kitabı bana okutturan Ömer Gezen arkadaşıma ne kaddar teşekkür etsem azdır. Çünkü oraya yorumu bıraktığım zamandan beri belki okumam, zamanım yok okuyamam, sınavlarım yaklaşıyor okuyamam havasındaydım hep. Gerek yorumlarda olsun, gerek mesajlarda olsun bana kesinlikle okumam gerektiği hissini verdi, minnettarım ona. :) :)

Kitapla kalın hep iyi kalın...

Lal Vaveyla, Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş'u inceledi.
 21 May 17:12 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Saramago'nun başka bir eserini bitirmenin vermiş olduğu haz ve burukluk arasındaki duyguyla karışık bir şekilde yapacağım yorumumu. İnsan,din,devlet ve tüm bunları içine alan kaotik dünya denince akla gelen isimlerin başında gelir Saramago. Yarattığı kaotik dünyayı inanılmaz kurgusuyla o kadar başarılı aktarır ki dış dünyadan soyutlar okuru. Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş isimli bu kitabında da bunu gayet başarılı yansıtmış. Yine çokça virgül,isimsiz kahramanlar, bilinmeyen bir ülke karşılıyor bizi bu kitabında da.Kitabı ilk okumaya başladığınızda diğer kitaplarında da olduğu gibi bir alışma evresinden geçiyorsunuz. Tıpkı karanlığa zamanla alışan gözlerimiz gibi. O müthiş kurgusu sonradan geliyor ve alıp görütürüyor bizi ölümün bir var olduğu bir yok olduğu dünyaya. Alaycı dilinden ayrı bir zevk aldığım Saramago bir diğer adıyla Virgüllerin Efendisi aynı zamanda Edebiyat Tanrısı olabilir miydi?

Şerife Karakaya, bir alıntı ekledi.
18 May 09:34 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Güzel günlerimiz oldu. Ne parantez açmak isterdim ne bir virgül koymak.

Pulbiber Mahallesi, Didem Madak (Sayfa 85 - Metis Yayınları)Pulbiber Mahallesi, Didem Madak (Sayfa 85 - Metis Yayınları)

Noktalama İşaretleri
-Hayırlı geceler( )
boşluğa hangi noktalama işareti gelmelidir( )
-Sana da( )
boşluklar boşu boşuna artıyor( )
-Sana da mı( )
parantez korunaklıdır söz gelimi( )
-Neyse( )
parantezleri kapatmayı unuttum yağmurlu havalarda( )
-Off( )
bütün kelimeler ıslandı( )
-Kırıcısın( )
uzun cümle kurarsan yorulursun( )
-Ben mi( )
dinlenmek için noktalı virgül en iyisi

birkitabimbirkahvem, Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı'ı inceledi.
14 May 21:31 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Size enteresan ve çok merak uyandırıcı bir konusu olan kitap yorumuyla geldim!
Olay, Nijerya'da 3 eşli tüccar bir adam olan Baba Segi'nin hayatına 4. eşinin girmesiyle başlıyor. 4. eş, yani Bolanle, geçmişte yaşadıklarından kaçmak için kendisini sorgusuz sualsiz kabul eden Baba Segi'yle evlenir. Huzurlu bir aile ortamı bulacağını düşünerek gittiği evde türlü entrikalar ve pisliklerle karşılaşır. Baba Segi'nin diğer iki eşi, Bolanle'yi çok kıskanır ve evden gitmesi için yapmadıklarını bırakmazlar. İlerleyen sayfalarda olayın kıskançlıktan çok daha başka olduğunu öğreneceğiz. 3. eş ise Bolanle'yle arkadaş olmak istese de diğer eşlerin gazabından korkarak her şeye sessiz kalır.
Diğer eşlerin aksine Bolanle, 21 yaşında ve üniversite mezunu güzel bir kızdır. Böyle bir kız 3 kadını olan bir kocaya kadın olursa neler olurmuş onu okuyoruz! Ayrıca kitabı sadece Bolanle'nin dilinden değil diğer eşlerin dilinden de okuyoruz. Hepsi kendi hayatını anlatıyor. Onların hayatlarını okurken şoklara giriyorsunuz, bütün kadın karakterlerden nefret ediyorsunuz. Onların sırlarını ve Baba Segi ile nasıl tanışıp evlendiklerini okudukça da acıyor gibi oluyorsunuz. Tam anlamıyla değişik ve heyecan verici bir kitap. Okurken Nijerya ve aile yapısı hakkında bilgiler ediniyoruz. Kitabın ismini ilk duyduğumda karakterler kesin müslümandır dedim ancak beni şaşırtan bu oldu; hepsi Hristiyan. Çok eşlilik deyince alışmışız ya Müslümanları karalamaya o yüzden tuhafıma gitti. Açıkçası biraz da bu yüzden çok merakla okudum ve hiç sıkılmadım. Çıldırdığım bölümler de oldu gülümsediğim bölümler de...  Değişik bir kitap arayışında olanlara tavsiye ederim. Bilmediğimiz bir toplumu okuyarak tanımak çok müthiş bir duygu.
Ayrıca bir eleştirim olacak; Virgül kullanım eksikliğinden dolayı cümleleri çok zor algıladım. Hatta hiç algılayamadığım, ne demek istediğini anlamadığım cümleler var. Noktalama işaretlerini kullanmayı bilmeyen insanları editör olarak karşımıza çıkarmayın rica ediyorum. Böyle müthiş bir kitapta virgül kullanımı gibi bir hatayı kabul edemiyorum.

Anneye Mektup
Ağrı bugünlerde çok soğuk anne. Cehennem gibi soğuk. Hani hep derdin ya beni okula yollarken oğlum üstünü kalın giy sonra üşütürsün, hastalanırsın. Fakat ben son günlerde hiç üşümüyorum anne. Üşümeyi bile unuttum artık, bütün savunmasızlığımla maruz bırakıyorum kendimi rüzgâra, soğuğa, yağmura. Üşüdüğümü bile hissetmiyorum anne. Üşümekten önce hissedilecek o kadar çok şey var ki sevmek gibi, yenilmek gibi, beklemek gibi, sürüncemede kalmak gibi. Ben, bu sonu gelmez gibilerin arasında bir virgül gibi öylece kalakaldım anne. Bir ünlem hatası olmalı bu işte diye söyleniyorum çoğu zaman, artık virgül olmamalıyım bu gibilerde. Ben artık üşümüyorum anne, onca varoluş hengamesi içinde üşümeyide bıraktım. Yaşadığımı duyuyorum. Bir yerlerden bir ses hişt hişt yaşamaktasın halen umut var diye duyuruyor bunu sürekli. Fazla Sait Faik okumaktan mıdır bilemedim, her yerde bir hişt hişt sesi bırakmıyor peşimi.

ayse, Aşk'a Rabıta'yı inceledi.
 13 May 18:52 · Kitabı okudu · 7/10 puan

23 yaşında makine bölümü okumuş olan yazarın şiir olarak ilk kitabi ilk denemesi. Normalde şiir okumayı sevmem zaten kitapta bir şiir kitabı olarak gelmedi.bazi yerler düz yazı. Yazar önce ilahi ask-i işlemeye karar vermiş sonra tıkanmış normal üniversitedeki aşkını anlatmış. Bir bocalama yaşamış. Kitapta virgül kullanımı olarak çok eksikler olması şiir havasını bozmuş. Yazımsal olarak yanlışlar fazla. Ilk deneme olarak yazıldığı için sanirim yazarı da desteklemek gerek yine de okuyun kararı siz verin :)

Duygu, Bilinmeyen Adanın Öyküsü'ü inceledi.
 11 May 22:56 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kısa ve öz bir kitap okumak isteyenlere ;

İncelememe Saramago'yu ne kadar sevdiğimi belirterek başlatmak isterim. Yazarı ilk kez 'Körlük' adlı kitabıyla tanıma fırsatım oldu ve iyiki de okumuşum dediğim bir kitaptı. Yazara ait bu kitapla birlikte 4 kitabını okumuş bulunuyorum ve kesinlikle devamı da olacak. O kadar eminim yani.

Saramago elbette bu kitapta da sadece nokta ve virgül kullanmış.
Kitabı bir çırpıda yarım saatte okuyuvermişim. Zaten incecik. İncecik olmasına incecik ama 800 küsür sayfalık bir kitap da okumuş biri olarak söylemeliyim ki, çoğu kalın sayfa israfı kitaptan çok daha derin, çok daha güzel ve okyanusötesi anlamlar taşıyan bir kitap. Kendini tanımakla alakalı. Ne istediğini bilmekle ..

Ayrıca belirtmem gerekir, kitabı aldığımda içindeki çizimlerden haberim yoktu. Arkasını detaylı okumamışım ondan yani. Bu özelliğiyle bir çocuk kitabı gibi görünse de uzaktan yakından alakası yok arkadaşım.
'Martı' kitabı da çizimlerden ibaret bir incecik kitap fakat okuduğum en güzel kitaplardan kendisi.


Sonuç olarak okuyup okutunuz. :)

Nihal Badem, bir alıntı ekledi.
 11 May 22:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yalnızlığın Şeyhleri
Sıkıntılardan bir ev kurdum yıllar sonra. Güzel günlerimiz oldu. Ne parantez açmak isterim ne bir virgül koymak. Onlara ne söylemeliyim. Birşey söylemem gerekir mi? İnsanlar aradığında gelmezler, aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.
Zeynep ve Miss Marple hep çağırmadan geldiler. Onlar benim yalnızlığımın şeyhiydiler.
İrtibat numaralarını hep saklayacağım. Hep gelecekler. Keşke beni çağırsaydın demeyecekler. Bağırıp çağırmaya in türlü yolları vardır. İnsan yüzüne soğuk sular carpmalıdır. Belki bir sakinlestirici almalıdır. Belki bir kediyi oksamalıdır. Bir film falan bulmalıdır televizyonda. Kısa ve kesik yazmalıdır. Susup oturmalıdır.
Kimseyi çağırmayın gelmeyecekler. Böylece rabıtaya oturmuş bir mürit gibi, gözleri fotoğraflarda kırmızı çıkan bir albino kediyi çağırıyorum. Pisi pisi...

Pulbiber Mahallesi, Didem Madak (Sayfa 85)Pulbiber Mahallesi, Didem Madak (Sayfa 85)
Tubayku, bir alıntı ekledi.
11 May 00:51 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Beton sinirli sinirli döndü:
-Varsa içinizde benimle imtihan olacak çıksın!
Oradakileri gözden geçirdikten sonra, sordu:
-Üç virgül bir, dört nedir?
Tavukçu:
-Demek, dedi, yarın çerçeveler de...
Kaya Ali:
-Niye? Beraber sormadık mı?
Beton yüksek sesle:
-Enayiler, cahiller dedi. Daha Pi'yi bilmiyorsunuz be! Ulan sizin yerinizde olsam insan diye gezmem be!

72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 75 - Tekin, 17.basım)72. Koğuş, Orhan Kemal (Sayfa 75 - Tekin, 17.basım)