''Yanlışlık yapmak doğaldır, ama bunlardan ders çıkarmadan ilerlemek bir yaşamın anlamını yitirmesine yol açar. Başımıza gelenler hiçbir zaman nedensiz değildir, her birinin kendi anlamı vardır. Her karşılaşma, her küçük olay kendi içinde bir anlam barındırır.''
'' ''Her erkeğin yaşamında,'' diyordu, ''mükemmel birlikteliğe ulaşabileceği tek bir kadın vardır, her kadının yaşamın bütünlüğüne ulaşabileceği tek bir erkek vardır.'' Ama buluşabilmek pek az kişinin yakalayabildiği bir alınyazısıydı. Geride kalan herkes bir tatminsizlik, sürekli bir özlem içinde yaşamak zorundadır. ''Böylesine bir buluşmayı kaç kişi başarabilmiştir ki...'' diyordu odanın karanlığında, ''on binde, milyonda bir kişi var mıdır?'' On milyonda bir olabilir, evet. Geride kalan bütün öteki evlilikler, çöpçatanlıktır, tensel hoşlanmalardır, geçicidir, fiziksel, kişiliksel ya da sosyal konuların benzerliği yüzünden yapılmıştır.''
''Ernesto'yu düşünüyor muydum? Kuşkusuz, aslında bundan başka bir şey yapmıyordum. Ama doğru terim 'düşünmek' değildi. Düşünmekten çok, onun için vardım, o benim içimde yaşıyordu, her hareketimde, her düşüncemde tek bir insandık.''
''Yeryüzü, demişti medyum sözünü bitirirken,''bir vampire benziyor, kanın tadını bir kez aldı mıydı yeniden istiyor, tazesini ve daha çoğunu arzuluyor.''