Ayşegül DUMLUPINAR ARSLAN

Ayşegül DUMLUPINAR ARSLAN
@vitray
“Üslub-u beyân ayniyle insandır.
Dışardan Gelen Sesler Sizcede Böyle Değil mi?
İnsanlar mutluymuş gibi yapan insanları gerçekten Mutlu sanıyorlar. Ama mesele mutlu olmak ya da olmamak değil aslında. Çok mutlu olmanı da istemezler, Üzgün olmanı da istemezler. Ucu onlara dokunacak diye korkarlar besbelli. İnsanlara kalırsa senin yaşamın da yaşamak değildir. Duygularını bile yönlendirmeye çalışırlar. Üzgün duruyorsundur, gül derler. Gülersin; neden gülüyorsun, hayırdır, derler Onları mutlu etmek asla mümkün değil. O yüzden ya görünmediğin gibi ol, Ya da olduğun gibi yaşa... Ben mesela; Herkes her şeyi beğensin diye yaşarsam, Kendime kalamam. Günlük yaşantımda zaten çoğu zaman benden başka herkesin dediği oluyor. Neden kendi içimde de onların dediklerine köle olayım? Üzgünsem doya doya yaşamak isterim, Mutluysam da öyle. Dışarıdan gelen sesler, Neden beynime hükmetsin ki? İnsanız acıya da ihtiyaç var. Düşeceğiz ki, hiç düşmemiş nazlı çocuklar gibi, Azıcık sendeleyince ortalığı yıkarak ağlamayalım. Bazen sokak çocuğu gibi açlığa da tebessüm etmek gerek, Acıya da, yalın ayak yürümeye de. Eğer bunu yapmazsak,
Sayfa 9 - Ahmet Taş·Kitabı okudu
Ahmet Taş Düşüncesi
Ayşegül DUMLUPINAR ARSLAN
Çok mutlu olmanı da istemezler, Üzgün olmanı da istemezler. Ucu onlara dokunacak diye korkarlar besbelli. Ne kadar doğru bir tespit. 6 Şubat depreminde yola çıkıp memlekete gittik. Etrafımdaki insanlar, en yakınımız dediklerim yaşadığım büyük korkuya, kaybettiğim evime eşyalarıma, yaşadığım şehirdeki yıkımlara, giden canlara üzülmemi çok gördüler. 2. gün onlar gibi gülüp yemeye içmeye devam etmediğim ve gelen geçmiş olsun aramalarında ağladığım için yargıladılar. Zayıf karakter ilan ettiler. Yaşa gelişine. Mutluluk değerlendirmesini kendilerine vazife edenleri arkada bırakarak...