Her zaman derim şiir yazmak da ,okumak da bir sanat diye. Ben #nabzım eserinden önce kıymetli kalemin #yalnızlığınezgisi isimli şiir kitabını birkaç sene önce okumuş bu başarılı sanatçı ile tanışmıştım.Nabzım'ın ilk baskısını yakalayamadım ama ikinci baskıya ilk sahip olanlardanım.Ahmet Bey sanki şiir yazmıyor bize yüreğini,duygularını karşılıklı çay,kahve yudumlarken anlatıyor hissi veriyor.Her kitap emek evet ama bazı kitaplarda neyi nasıl anlatsam diye düşünürken, bazılarında da hiç eksik kalmasın her satırın hakkı verilsin istiyorum. İşte Nabzım da öyle bir eser. Satırlar arasında kaybolurken aşkı, sevdayı, hasreti ,umudu, isyanı, tutunmayı,savrulmayı, dağılmayı ,toparlanmayı, arzulamayı ,istemeyi, beklemeyi, güvenmeyi ve daha birçok duyguyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kimi zaman ilkbaharda açan çiçekler gibi filizlenirken duygularınız, kimi zaman Sonbaharda sararıp dökülen ve savrulup kaybolan yapraklar gibi hüzne bulanıyorsunuz.Kitap bitip kapağını kapattığınızda dokunmadan da sevmenin mümkün olabileceğini, gecenin zamanı geldiğinde en büyük sırdaşınız olabileceğini, en büyük dertleri yaşasak da bir yerden dermanımıza kavuşma ihtimalimizin olabileceğini ,zamanın en iyi ilaç olabileceğini, acı bir kahvenin sana nasıl derttaş olabileceğini,en acı hayal kırıklıklarını en sevdiklerimizden yaşayabileceğimizi ve her şeye rağmen sevmekten, yaşamaktan,umut etmekten vazgeçmemiz gerektiğini bir kez daha inanarak kapatmış oluyorsunuz. Kitaplığımın en güzel köşesinde yerini aldı bu kıymetli. Sadece şiir sevenler değil duygularıyla yüzleşmek, bazı duyguları yeniden keşfetmek isteyenler için ilaç niteliğinde bir kitap.