Yakın zamanda bitirdiğim bir kitap. Yazarın kitabı tarihsel gerçeklerle örtüşmüyor. Türk
hakanlarına yönelik aşağılamalar, Hasan Sabbah'ı yüceltirken, büyük devlet adamı Nizamülmülk'e çirkince dil uzatmasını görmezden gelerek okumak mümkün değil. Tarihi roman yazacaksan gerçekleri yazar, onlara kendi kahramanlarını yan öge olarak koyarsın. Başkalarının tarihini kendi pencereden bakarak karalayamazsın. Hoş Lübnan asıllı olup, Fransa'da Avrupa hayranlığı taşıyarak yaşayan bir yazardan daha farklı bir yaklaşım beklenemezdi.Kitap buram buram Türk düşmanlığı kokuyor. 40'tan fazla dile çevrilen bir yazarın kitabının içeriğinde Türklere yönelik yazılmış ifadeler, diğer insanlarda bize karşı yanlış izlenip uyandırabilir. Bir daha bu yazarın kitabını alır mıyım? Asla. Asıl şaşırdığım ise kitapla ilgili yorumlar. Yazarın Türk tarihini saptırmasını normal karşılayanlar, bunun sadece bir roman olduğunu ifade edenler, romanlarda tarihi veya hayati gerçekleri birebir aramanın ne kadar doğru olduğunu söyleyenler... Muhteşem bir tarihi romanmış??
Tarihimizi, bu yazarın elinden çıkmış bir kitaptan öğrenmekte bizim ayıbımız olsun.
Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek olumlu şey yazarın anlatım şekli...