Üşengeçlik hâli almış başını gidiyor.
Hey sen; neredesin, ne yapıyorsun? Bu yol da ne?
'Neden gitmiyorsun?' demeliydim, yoksa...
Argo konuşmak istemem, bilirsin.
Ne deli dolu, ne de tam dolu; bomboş, bombok bir şey...
Ne mi bu? Çok bariz.
Ha, bilmiyor musun?
Nasıl bilmezsin; ne var bunda bilmeyecek?
Sen bilmeyeceksin de kim bilecek?
Benden niye cevap bekliyorsun ki?
Tek yapman gereken: yapmak... olduğu hâlde.
Sevmiyoruz işte, sen de biliyorsun.
Bu ruh hâlini, bu istekten yoksun lâhza'ları,
duygusal buhranları...
Ha ha! İşte bu yazıları bir de...
Sal artık oğlum.
Zaten bilmiyor musun;
sen, otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.