Benim hayatımda böyle tutkular olmamıştı hiç. Şefkat nedir, bilmiyordum. Harareti de öyle. Eski kocam, Scott, ayıkken kibar, cömert ve düşünceli olabiliyordu. Ama boğazından içki geçtiği anda, bu özelliklerden geriye eser kalmıyordu. O ölünce, çektiği ve çektirdiği bütün acılar için ağladım; ama onu hiç özlemedim. Birazcık bile. İçimde bir şeyler köreldi, sonra öldü, derken son sevişmemin üzerinden beş yıl geçti. Beş Yıl. Bu tesadüfi bekârlığı, beni takip etmekten başka şansı kalmamış sıska, yaşlı bir köpek gibi görüyordum. Beş Yıl, gittiğim her yere benimle birlikte geliyor, dilini çıkarıyor, patilerinin üzerinde tırıs tırıs yürüyordu.