“Tenin inanılmaz,” dedi mırıltıyla su belime gelinceye
kadar benimle geri geri yürürken. “Mermer gibi.”
Yalan söylüyor. Ona böyle demesini söylemişlerdir. İçimdeki
sürekli eleştiri yapan sesin kaybolması için yalvarıyordum..
Bu elbiseyle korkunç mu görünüyorum? Ya beni çekici bulmuyorsa? Ya yakalanırsak? Ya bu
8
konuda hiç de becerikli değilsem? Ya boğulursam? İyi bir yüzücü
değilimdir. Hatta hep sudan korkmuşumdur.
Gözlerinin alev aldığını görünce Tanrı’ya bana bu saçı verdiği için şükrettim. Eliyle saçımı kavrayıp başımı çekti, dudakları ortaya çıkan boğazımın üzerinde geziniyordu. Nefesimi tuttum, tenim alev alev yanıyor, bacaklarım titriyor, ellerim omuzlarını sıkıyordu. Bir orada bir burada dudaklarını hissediyordum, istemsiz bir inleme çıktı ağzımdan...
Üzerimde gevşedi, nefesi boynumdaydı, sıcaktı. Kaslarım ısınmış, gevşemişti kalçasının tepe-sindeydi. Ter ve seks kokuyorduk, hâlâ nabzım küt küt atıyordu..