Algernon’a Çiçekler, bilginin ve kibrin insanı ne kadar yalnızlaştırabileceğini, buna karşın şefkat, sevgi ve içsel hisler yoksa en parlak zekanın bile aslında bomboş ve karanlık bir odadan ibaret olduğunu gösteren, her okuyuşta insanın içini sızlatan derin bir empati ve varoluş hikayesidir.
"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu birbirini besler. İnsan dünyaya bağlandıkça, onu kaybetme korkusuyla (ölüm korkusuyla) dolar. Ölüm korkusu ise insanı cihaddan (hakkı müdafaa etmekten), iyiliği emredip kötülükten sakındırmaktan alıkoyar. Kalbine vehn yerleşen bir alim ilmini satar, amir zalimleşir, halk ise köleleşir."