Ay beşiğim, sirin uykum, gümüş hecem
Uyandım, sen oldum, giyindim dünyayı.
Deniz balkonda yapraklanıp duruyor
Çembercik kuşu pencerede sabah duası
Bir bağbozumu şarkısı saçların yastıkta
Öyle bir sonsuzluk ki ömrün ömrümde
Sende duruyor dünyanın bütün zamanları
Başucunda bir şarap kandili
Mumdan mühürler çıplaklığının hazinesinde
Dökündüm sabahtan sonra da yıldızlarını…
Şükrü Erbaş /Bağbozumu Şarkıları
eskiyince yıl
attım onu ömrümden
yaş kuyusuna
sevgili; zaman hep aynı renge boyayınca çiçekleri ve soyunca dalı bıçağının ucuyla, gök kapanacak ve toprak sonsuz sabrını açacak bana.o zaman artık kabarmayacak göğsündeki deniz, o küçük dere taşmayacak ve esmeyecek dilek yeli. yine de sen bunlar hiç olmamış gibi mutlu yıllarda beni anımsa.
Dağları yürüten rüzgar/
Yazar Dilek Bilge
ulu çınarın el değmemiş gölgesinde o lav
dilime
bir baykuşun şarkısından dökülen
ardımda terk edilmişliğin eşikleri
önümde kendini yücelten boşluk
iki arada bir derenin başında
senden her dönüşüm dağ
yeniden üreyen göbek bağının
kesildiği bıçak
her ayna okuma bilmez
dursun şurada yüzümde büyüyen gün
sırrı
Dağları yürüten rüzgar/
Yazar Dilek Bilge