Volkan köse

Volkan köse
@volknkose
Emeği Onurlandırma Kişiye Onur Getirir
"Benimle birlikte çalışanları nasıl onurlandırabilirim?" diye düşünen yönetici doğru yoldadır. Onurlandırmanın ilk adımı takdir etmektir, değer vermektir. İnsanların düşüncelerine, emeğine, girişimine değer vermek onları takdir etmek demektir. Onları büyük BİZ'in içine almak demektir. "Gayret, girişim, emek, iyi insandan gelir," anlayışı çok yaygındır. "Tebrik ederim, gayretini takdir ediyorum, iyi emek verdin," demek "Seni takdir ediyorum," demektir. Kişiye değer verdiğini belirtmek, onu onurlandırmak birçok şekilde olabilir. Şunları düşünün: Sıradan işleri yapanları ara sıra üst düzey toplantılarına çağırın Çalışanların düşüncelerini belirtebileceği samimi sorular sorun ve akıllarına gelenleri söyleyebilecekleri, yazabilecekleri iletişim kanalları açın Bir grup elemanla ara sıra bir öğle yemeği yiyin veya grup halinde pizza ısmarlayın Kendi ofisiniz yerine elemanın çalıştığı yere giderek onunla konuşun "Bana bir çay ver" diyecek yerde, çayı siz takdim edin
Sayfa 191·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Risk almak
Ama risk alınmalıdır, çünkü yaşamdaki en büyük tehlike hiç risk almamaktır. Hiç risk almayan kişi, hiçbir şey yapmaz, hiçbir şey elde etmez ve hiçbir şey olmaz. Acı çekmekten kaçınabilir, ama elbette öğrenemez, gelişemez, duyumsayamaz, değişemez, sevemez, yaşayamaz. Kendi zincirlerine bağlanmış bir köledir, özgürlüğünü yitirmiştir.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Alıntı
Başarısızlık var mı?
Gelişim gerginliği içinde olan insanlar için yaşamda başarısızlık yoktur. Başarısızlık bir olaydır. Bir olay beklenilen sonucu vermemiştir. Ne var ki, beklenilen sonucu vermeyen bu olay, kişiye mutlaka önemli bir şey öğretmiştir. Gelişim gerginliği içinde olan insan her olaydaki öğrenme fırsatını değerlendirir, somut sonuçları değil. Bu nedenle, başarısızlık adımlarını kullanarak, olgunluğa, gerçek özgürlüğe, anlama ve doyumluluğa doğru yürür. George Shinn (1996), Güdülenmenin Mucizesi adlı kitabında başarısızlıkla ilgili akılda tutulması gereken dört noktadan şöyle söz eder: 1. Başaramamak "yenilmiş olmak" demek değildir. Başarısızlığınız, sizin de bir insan olduğunuzu gösterir. Aynı zamanda sizinle ilgili iyi bir şey söyler: Siz "denediniz". Bir şeyi başarmayı denemek, bir şey "olmayı" denemek, başarısızlık riskini getirir. Başarısızlıktan tamamen sakınmak, hiç emek harcamamak, yani bir "hiç" olmaktır. 2. Başarısızlıklarınızdan ders alır almaz onları unutun. Bir insan olarak sizde başarılı olan bir şey var. Onun üzerine yoğunlaşın. Başarılarınız üzerinde yükselin, ama başarısızlıklarınızdan ders alın. 3. Denemeye devam ettiğiniz sürece asla yenilmiş değilsiniz. Elinizden geleni yaptığınızda, başaramamak ayıp değildir. Amaçsız ve risk almadan yaşamak ayıptır. Amaçlar yoksa uğruna emek vereceğimiz hiçbir şeyimiz olmaz; bizi gelişmeye ve şu anki durumumuzdan daha iyi olmaya zorlayacak bir şeyimiz olmaz. Büyük şeyler için çabalayarak başarısız olmak, çabalayacak ve başaracak hiçbir şeyi olmamaktan daha iyidir. 4. Başarısızlık siz izin vermediğiniz sürece, "son" değildir. Geçmişte ya da şimdi başarısız olmanız gerçeği, başarısız olmaya devam edeceğinize inanmanız için bir neden değildir (s.78-79).
Sayfa 120·Kitabı okudu
Alıntı