Bu hâl içinde ara sıra boğazını yakarak gözlerini ıslatan yaşlar da vardı; kendini böyle bir çıkmaz yola girdiği için pek zavallı görmekten, bu acı çaresizlik içinde yardımsız, ümitsiz çırpınmaktan meydana gelen yaşlar ki hep, aksi olarak, onların yanında iken gözlerini yakıyordu...
... sonra kendi de suçlu olmayıp kabahatin olayların meydana gelişinde, idaresi kimsenin elinde olmayan hayatta olduğunu birinci defa olarak görüp anlamaktan meydana gelen usanç ile tekrar yaşamak, daha yaşamak arzularının imkânsızlığı önünde yaşamış olmak, tekrar o genç kalple, genç emelllerle o seneler gibi yaşamamak azabıyla âciz kalıyordu.