Çevirmen:
Osman Sevim
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2020 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 19:30
1900 yılında Servet-i Fünun dergisinde hikaye şeklinde yayımlanmaya başlamış.Daha sonra roman halini almıştır. Kitapta kişilerin ruhsal durumlarından sıkça bahsetmiş. Bana kalırsa insanların değişken hallerini Eylül ayına benzetmiş. Sık sık iç seslere yer vermiş yazar. Kahraman isimlerini neden öyle seçmiş halen bir anlam veremedim.(baş kahramanlar; Suat kadın,Süreyya erkek) Aşk, namus, merhamet duygularının ağırlıkta olduğu psikolojik bir roman. Eleştirdiğim tek nokta yasak aşkı biraz masum göstermiş. Geneli itibariyle keyifle okudum .
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
7/10
·304 syf.··
2024 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 10:09
Mehmet Rauf'un "Halit Ziya'ya, ilk eserim son üstadıma" dediği kitap Eylül'dür. Daha önce lise yıllarımda başlamış, ancak yarıda bırakmak durumunda kalmıştım. Bu sene tekrar denemek istedim ve keyifle okudum. İlk psikolojik romanımız olan Eylül, Necip ve Suat arasında geçen yasak aşkı anlatıyor. Psikolojik roman olması hasebiyle bol bol iç konuşmalardan yararlanılmış; hareket ve mimikler, karakterler tarafından tahlil edilmiştir. Sonunu farklı beklesem de keyifle okunabilecek bir kitap.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
Puan vermedi·365 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2020 23:56
EYLÜL – MEHMET RAUF 12.02.2020 Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman örneği olan Eylül’ü okudum yıllar sonra. Gecikmiş bir okuma oldu. Kız ve erkek isimlerinin uyumsuzluğu dikkat çekiyor hemen günümüzle karşılaştırınca. Yakın dönemde yayınlanan ve tüm ülkede milyonları ekrana kilitleyen Aşk-ı Memnu romanının diziye aktarılmış halini bir şekilde anımsıyorsunuz kitabı okurken. Büyük bir farkla tabi. Kirlenmeyen, saf ve temiz bir aşk buluyorsunuz Eylül’de. Suad ve Necib’in iç konuşmaları ve bunalımları ile devam ediyor. Sevdiğine acı çektirme ulaşamama, ihanet, ikilemde kalma, duygusal karmaşa… Tüm bu duygu yoğunluğunu Suad ve Necib’in iç konuşmaları şeklinde görüyoruz. Hikayemiz Suad’ın yangında ateşler içinde kalması ve Necib’in tereddüt etmeden ateşe atılmasıyla son buluyor. Süreyya’nın tereddütte bulunması aslında hangisinin gerçekten aşık olduğunu son nokta olarak romanda bizlere gösteriyor. - Kabahat hep aynı hayatı sürdürmekte. - Yasak bir şeyin gizlice yapılması saadetiyle onun başını döndürüyordu. Dudakları daima titriyor, daima o isimle titriyordu. - Evet, seviyoruz ve çaresiz aşkımıza esir oluyoruz. - Eylülde sanki bahara hasretlik çeken üzgün bir tazelik, sanki üzerine çöken kışın, kendini mahvetmek isteyen sonbaharın aksine devam etmek, tekrar bahar olmak mücadelesi vardır.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
Yılan Hacer
9/10
·304 syf.··
2019 58. kitabı
"Hayatta aşka üstün gelecek hiçbir şey bulamıyordu. Hisler ve insani temayüllerin en ulvisi, en seçkini o idi ve bütün öbürleri onun huzurunda sadece susmak ve aşağılanmaya katlanmak icab ederdi; dünyada büyük, hükmeden, tabii ancak o vardı, onun yanında her şey suni, sıradan, göreceli kalıyordu, bunlar sadece imkansız değil vahşi, yapay, doğalı bir zorlama olarak kalıyordu; ne kadar tahammül yakan bir ateş olursa olsun ıstırapları lezzet ve saadetini o kadar arttırıyor, bizzat işkencesi bir saadet oluyordu. Öldürerek, korkutarak yakan, zevki ne kadar ani ise o kadar insan tahammülünün haricinde can yakıcı olan bir ateş. "İşte aşk!" diyordu. Ekleyerek "Ah sadece aşk, sadece birbirini sevenlerin, her şeyi unutup aydınlık, süslenmiş gördükleri heyecan ve şiir rüyası var, sadece o, sadece o..." Hatta bütün ceza bile olsa, bütün bir cinayet bile olsa, onu bilmeyenler, bu saniyeyi yaşamayanlar için "Yaşamadık!" diye feryat etmek lazımdı. Ondan başka her şey boş, her şey hiç, her şey boşuna idi; o olmasa hiç, hiçbir şey olmazdı ve yine ondan başka hiçbir şey yok. Yalan olsun, sahte olsun, yine daima o hükümran oluyor, her şey de, her halde o üstün geliyordu. " Ah ne iyi oluyor da yine üstün geliyor, her yerde daima o üstün geliyor, bütün beceriksizlikler daima eziliyor, aşağılanıyor!" ..." Kitapla ilgili elbette benim de söyleyeceklerim vardı. Okurken biriktirmiştim, ama sonuna gelip de bu bölümü görünce hiç gerek görmedim acemice cümleler kurmaya. Kitap baştan sona bu bölümdür bana kalırsa. Evet, Türk Edebiyatı için yeri çok önemli. Bu gerçeği yok sayarsak da şunu söyleyebilirim ki, bir kitabın sonunu bildiğiniz halde onu okurken keyif alıyorsanız, o kitabın değeri asla tartışılmaz; bana göre. Müthiş bir ifade şekli. Tek üzüldüğüm nokta orijinal metin değil, günümüz
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
10/10
·304 syf.··
2023 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2023 22:34
‘’Halit Ziya’ya, ilk eserim son üstadıma…’’ #k:323427 , Mehmet RaufMehmet Rauf un ilk eseri ve yukarıda verdiğim alıntıda da görüldüğü üzere Halit Ziya’ya adanmış olan, edebiyatımızın ilk psikolojik romanıdır. Sanılanın aksine hiç sıkıcı olmayan, aksine gerçekten de psikolojik kitap ünvanının hakkını vererek sizi içindeki dünyaya, oradaki duygulara ve bakış açısına sürükleyen bir eser. Eylül romanının konusu evli bir kadın olan Suat ve Necibin yaşadığı yasak aşk. Bu yasak aşka şahit olurken eminim kendinize bir soru soracaksınız, gerçek aşk sessizlik içinde ‘’huzurlu’’ sürüp giden bir evlilik mi, yoksa sadece bir bakış ve yüzden silinip giden uçuk bir tebessümle yanıp kavrulmak mı ? Bu eserde çoğunlukla karakterlerden hangisine üzüleceğinizi şaşıracaksınız çünkü gerçekten bütün olarak bakınca içerisinde sadece yasak bir aşk değil, sonradan gelen bir boşa geçirilen ömür farkındalığı, kendini bir hiç uğruna olması gereken bu dediğin hayata feda etmiş olmanın acısı ve sonunda elden gelen ise bir hiç. Korkunç açıkçası. Sonunda en azından okurkenki karamsarlığı ve hüznü bir nebze olsun telafi eden bir bitiş bekledim ama gerçekten son zamanlarda okuduğum en etkileyici sonlardan biriydi. Spoiler vermemek için çok açmayacağım burayı fakat bir kaç gün karakterlerin etkisinden çıkamayacağınıza eminim. Kendim yaşamış kadar oldum desem yeridir. Kitabın yaşattığı Eylül hüznünü özetleyen bu alıntıyla incelememi sonlandırıyorum. ‘’Eylül, malum ya hüzün ve matem ayıdır.’’ Peçetelerinizi hazırlayın, iyi okumalar.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
8/10
·304 syf.··
2022 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 23:31
"Eylül! Öyle bir ay ki geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir. Eylül, hüzün ve özlem ayıdır, içine birkaç günlük kış saldırısından acı düştüğü için, insan o güzel havaların, devamlı yazın artık geçtiğini anlayıp üzülür, özlem çeker..." Benim içinde hep özlem çekeceğim bir kitap olacak Eylül, Konusu itibariyle tartışmaya açık ve ahlaki değerlere ters görünse de günümüzde böyle bir aşkı okumuş olmak beni çok etkiledi.Çünkü bence bir aşk ancak bu kadar çıkarsız ve temiz olabilirdi. Süreyya Suad ve Necib üçgeninde normalde tasvip etmeyeceğim ve yanlışlığından katiyen şüphe etmeyeceğim bir durumu nasıl oldu da kabul edip hatta bu yasak aşka hayran kaldım ben de bilmiyorum. Ne kadar masum olursa olsun ihanetin olduğunu düşündüğümde kabul etmem fakat okuduğunuzda sizin de muhtemelen benim gibi düşüneceğinizi umuyorum.Sanırım #mehmetrauf'un ilk eseri ve Türk edebiyatının da ilk psikolojik romanı olmasına rağmen,iç konuşmaların,karakterlerin ruh hallerinin çok başarılı yansıtılmış olması sağlıyor bu durumu da. Betimlemelerin de yoğun ama yerinde olması okurken de sıkılmamamı ve karakterlerle güçlü bir bağ kurmamı sağladı.Eylül ayına da bakışımı değiştirecek,bu ayı daha çok sevdirecek satırlar da okudum bu eserde.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Mehmet Rauf’un edebiyat tarihimize ilk psikolojik roman olarak geçen eseri Eylül’de anlattığı üçlü aşk hikayesi Rauf-Fikret-Nazime Hanım arasındaki durumdur. Rauf’a göre Fikret, mutluluğunun önündeki tek engeldir. Yazarın yasak aşka kötü bakmadığı hoşgörülü baktığı Suat ve Necip musiki sayesinde başlayan yasak aşklarına tanık olduğumuz edebiyatımızda ilk olan bu psikolojik romanın okunmasını tavsiye ederim. Bu kitabı okuduktan sonra artık eylül ayları farklı olacak İstanbul eski baktığınız gibi olmayacak Boğaziçinin güzellikleri sizi alıp götürecek.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2022 13:37
Süreyya, Suat ve Necip Bey arasındaki aşk üçgeni anlatılır. Suat ve Necip'in kendi içlerinde yaşatıp büyüttükleri aşkı ve bu aşkın ekseninde dönen olaylar anlatılmakta.Kisaca yasak aşktan bahsedebiliriz.İyi okumalar.
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
10/10
·304 syf.··
2025 31. kitabı
Ç Herkese Selamlar Bu ayki klasiğim elbette @bilgekiltur sanat yayın evinden seçtim. Baskısı kalitesi ve kapak tasarımları beni eskiye götürüyor. Eylül kitabını okurken yer yer karakterlere kızdım yer yer üzüldüm ve duygulandım. Kesinlikle Aşkı Memnu tasındaydı. Okuyacak dostlarımın keyifle okuyacağına eminim. Süreyya ve Suad evliliklerinde mesut yaşarlarken Süreyya’nın sürekli yaşadığı yerden şikayet etmesi karısı Suad’ı çok üzüyordu. Çiftlikte yaşamak yerine Boğaziçi adalar deniz gibi yerlerde yaşamayı tercih ediyordu. Üstelik Süreyyan’nın kuzenide ara ara misafirliğe gelip oralardan bahsedince iyice şikayetleyordu. Suad yalıdan ev kiralamak için annesine mektup yazar ve bir miktar para ister. Annesi istedikleri parayı ulaştırır heycandan Süreyya ne yapacağını şaşırır. Ama tabi yapamadıklarını karısının parasıyla yapmasıda asla onu gücendirmez. Harika denize karşı bir yalı tutarlar. Çok mutludurlar. Arada Necib ziyaretlerine gelir. Necib çapkınlığı ile ünlü evlenmeye sürekli bir yerde gezen tanınan biridir. Arada Suad’ların evine gelerek onların hayatına neşe katar gittiği yerleri anlatırdı. Bir zaman sonra Süreyya bu seferde sandalı olsun boğazda sandal ile gezsin ister. Ancak Suad bu durumdan memnun değildir. İlgisini karısına karşı azaltır aklını fikrini sandala yöneltir. Koca yalıda yalnız kalan Suad piyanosuna sarılır. Bu aralarda Necib Suad’a notalar getirir. İşte aşk kıpırtıları burada başlar.. Ancak duygularını asla dile getirmezler. Uzun zaman böyle gider. Hasret özlem yazar duyguyu öyle güzel anlatmışki duygulanmamak elde değil. Sonunda ne olduğunu söylemeyeceğim. Tüm kitap dostlarımın okumasını istiyorum. “O olmasa idi bende herkes gibi olacaktım. Bilmeyecektim aşk ve mutluluk nedir bundan habersiz kalacaktım.” “Ah onu ne kadar seviyordu Yarabbi ne
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma
7/10
·304 syf.··
2024 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2024 13:04
Eser son derece etkileyiciydi. Tabi betimlemeler ara sıra içerisinde kaybolacakmışsınız hissini uyandırıyor ve zaman zaman yorduğu da oluyor. Ancak zaten kitap en çok da bu betimlemeler ve iç monologlar üzerine kurulu. Yazar yasak aşkı fazlasıyla masumane biçimde ele almış.Öyle ki Suad ve Necib'in birbirine aşk itirafı bile bir eldiven vasıtasıyla oluyor. Kitabın tüm konusu da Süreyya-Suad-Necib arasında bir aşk üçgeni etrafında şekilleniyor. Süreyya ile evli olan Suad'ın gayet güzel giden evliliğinin aslında aralarındaki aşktan ziyade kendi itaatkarlığı ve onu hoş tutmaya yönelik yoğun çabası sonucu devam edebiliyor olduğunu ve Necib'in ona olan duygularını fark etmesiyle o güne dek rutin ve normal giden hayatının tüm dinamiği bozuluyor. Ve kendisini de Necib'e ve onun aşkına kayıtsız kalamaz halde buluyor. Bir yanda yalnız gözlerle, bakışlarla gerçekleşen saf bir aşk bir yanda ahlaki değerler, ihanetin suçluluğu, sadakat. Ve bu iki ateş arasında müthiş bir bunalım içerisinde sürüklenen Necib ve Suad'ın ruh halleri. Yazar bu ruhsal tasvirleri öylesine müthiş bir dil ve anlatımla meydana koymuş ki hayran kalmamak elde değil. Kitapta tek beğenmediğim nokta bazı şeylerin sürekli tekrarlanıyor, aynı şeylerin birden fazla kez dile getiriliyor olması. Genel manada kitaplarda bazı sevilen bazı da sevilmeyen karakterler olurken burada hiçbir karakteri tam anlamıyla bu şekilde tanımlayamadim. Fakat bütün karakterlere hatta Hacer'e bile ancak en çok da Süreyya'ya olmak üzere son derece üzüldüm. Ayrıca Necib ve Suad'ınkine bu kadar değinilmişken keşke az da olsa Süreyya'nin duygu durum ve psikolojisine de değinilse onun da çerçevesinden biraz bakabilseymişiz dedim. Kitabın betimleme ve tasvir odaklı ilerleyişi dolayısıyla sonunu da o tip beklemiştim fakat o konuda
EylülMehmet Rauf · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201249,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)