Buranın en sevdiğim özelliği ne biliyor musunuz? Diyelim bir kitabı okudum alıntı falan yaptım vs başka biri okuyo aynı kitabı dikkatimi çekmeyen yerleri o alıntılamış kendine göre önemli yerleri yani. Onları okurken aaa bu bunun dikkati çekmiş falan diyip alıntı yapan kişi hakkında ön yargılarda bulunuyorum kendi kendime.. sarıyo yani hele bi de benle aynı şeyleri paylaşmıssa.. Ya da önceden okuduğum bir kitaptan okurken dikkat etmediğim ya da kaçırdığım bir noktasını başka birinin alıntısı karşıma çıkıyo bi daha dönüp bakıyom falan filan işte seviyom yani.
Merhameti; hayvana merhamet, Gazzeli çocuğa merhamet, çocuk işçiye merhamet, Türke yahut Kürte, Arapa merhamet olarak ayırmak, sanki belirli şeylere merhamet toplumun yalnızca belirli bir kesimine aitmiş gibi sahiplenmek çok garip geliyor. Merhamet, merhamettir halbuki. Zâtı itibariyle kıymetli bir duygudur. Hayvana da merhamet, bomba altındaki çocuğa da merhamet, hakkını alamayan işçiye de merhametz Türke de merhamet, Arapa, vs. ye de merhamet... Belirli şeylere olan merhamet duygusunu; belirli bir camiaya hapsetmek, bunlar üzerinde kimlim gösterisi yapmak, o şeye duyulan merhameti bile ne derece sahici yapabilir ki ? Merhamet, evrenseldir. Salt kimlik inşası için satın alınamaz...
Reklam
Haz düşkünü vs olmayanı..
Şunu da bilmelisin ki, şehvet düşkünleri bir süre sonra zevk alamaz hale gelirler; bununla birlikte ondan bir türlü vazgeçemezler. Mesela kadına, şaraba ve müziğe aşırı düşkün olanlar, (ki insan doğasında en güçlü sehvet bunlardir) düşkün olmayanlar kadar zevk alamazlar. Çünkü giderek bu hal onlarda sıradan bir alışkanhık durumuna gelir Ebu Bekir Razi
Hayata Dair
Ciğer nerede?
Yolda giderken mahalle arasında bir kaç sokak kedisi ekip halinde peşime takıldı geçen. Yakında et, tavuk bişey dükkânı var mı diye bakınırken aramızda açılan mesafeyle kediler umudu kesti benden. Gidip et dürüm yapan esnafa, "sakatat, atık ciğer vs var mı, kedilere vercem? diye sordum. " Var, olmaz mı?" dedi. Kediler kadar benim de canım çekti ve kendime tavuk dürüm aldım. "Borcum ne kadar?" dedim, abi de dürüm fiyatından iki kat fazla para zikretti. "Abi ne ara bu kadar oldu dürüm?" dedim. "Ciğer pahalı" dedi. "Abi, kedilere verecektim, atık parçalardan istedim." dedim. "Eee kedilere beleş mi verecektim" diye çıkıştı. Velhasıl kediler benden pahalıya beslendi. Helali hoş, afiyet olsun. Esnaf da beni kekledi fırsatçılık yaparak gibi geldi...Bişnev...
Hayata Dair
Biraz once daha onceden bildiğim bir profile denk geldim. Çok iyi bir derece yapmış olmasına rağmen maalesef atanamamış. Onca emeğin sonucu bu olmamalı. :( Özel sektör zaten işkenceydi, KPSS de ayrı bir çin işkencesine dönüşmüş. Mentaliniz ve fiziksel sağlığınız çok sağlam olmalı ki o sürecin sağlığınıza verdiği zarara dayanabilesiniz. Bazen bana danışıyorsunuz ya hazır tercih dönemi yaklaşıyorken tekrar tekrar söyleyebilirim. Bu devirde (özel sektör ya da KPSS) tek bir yola bel bağlamak riskli. Sırf üniversite okumak için ya da yl. yapmış olmak için de okunmaz. Sevebileceğiniz ve yeteneğinizin olduğu bir alanda okuyun. Diplomaya değil, kazanacağınız becerilere(Diksiyon, hitabet, okuma alışkanlığı, etkili yazı yazma, istikrar, özdisiplin, özgüven, özdeğer, zaman ve stres yönetimi, ikna kabiliyeti, empati becerisi, irade yönetimi, girişimcilik, ticaret, finans yönetimi, etkili iletişim, dil vs. hedeflediğiniz alanda sizi farklılaştıracak becerilere) odaklanın. #yks2026 #yks
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
ÖLÜRÜM TÜRKİYE’M SELİMGÜRBÜZER Uzun yıllardır hem Bayburt Postası, hem En Politik adlı internet sitesinde yayınlanan yazıları 2023 yılı içerisinde Ölürüm Türkiye’m adlı üçüncü eserimi Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan okuyucu ile buluşturmanın heyecanını yaşamak apayrı bir duygu seli olsa gerektir. Yayınlanan bu eserim 612 sayfa hacimli, 10 bölüm altında 100’e yakın makaleden oluşuyor: -Hayat öykümden Ölürüm Türkiye’m Sevda kareleri, -Ölürüm Türkiye’m Sevdama ruh katan Şahsiyetler, -Türkiye’m Sevdasını Tehdit Eden İç ve Dış Mihraklar, -Fitne Katilden Beterdir, -Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz, -Türkiye’m Sevdasından Yeni Türkiye Yüzyılına Doğru, -Kimlik Bunalımı, -Kültür Buhranı ve Medeniyet Ruhu, -Rol Model Arayışları, -Sivil Toplum-Sivil Katılım-Sivil İnisiyatif vs. adlı bölümlerden oluşan kitapta, ayrıca Lise çağlarımda matbaasında çalıştığım Bayburt Postası Gazetesinin kurucusu Osman Okutmuş’u da “Kop Tipisi Işığı: Osman Okutmuş” başlıklı yazısı ile yâd etmiş oldum. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Ölürüm Türkiye’m ölümüne bir sevdadır. Çocukluğumuzdan gençliğe, gençliğimizden ihtiyarlığımıza ve ölene dek heyecanı hiç dinmeyecek sevda yüklü bir tutkudur bu. Hatta sevda yüklü bu tutku seli öyle derinlemesine ruh iklimimize işlemiş ki, geriye dönüp şöyle baktığımda hayat hikâyemin hemen her karesinde bunu görebiliyorum. Nitekim kaleme aldığım eser incelendiğinde Dede Korkut hikâyeleriyle doğup büyüdüğüm Bayburt’tan tutun da Dadaşlar diyarı Erzurum’da üniversite yıllarıma uzanan öğrencilik anılarımda, mezuniyet sonrası meslek hayatına başladığım Aziz İstanbul’un manevi ikliminde ve kuvayı milliye ruhunun merkezi Ankara’da meslek hayatımın devamında bir kısım
Reklam
Reklam