Adem ve Havva, en çok bilinen yaratılış hikayelerinden biridir ve kökleri Sümer mitolojisine kadar uzansa da asıl yerini Semavi dinlerde bulur. Kitap Adem ve Havvanın birbirini arayışları ve bulduktan sonra ''İyi ve Kötüyü Bilme Ağacı'' nın meyvesi bilinen tabiri ile elmanın yenmesi ve sonrasında yaşananlar hakkındadır. Yer yer Adem, Havva ve Şeytanın günlükleri üzerinden anlatılır.
İncelememde üzerinde durduğum kısım her şeyin zıttıyla var olması mevzusudur. Bu kitapta verilmek istenen mesajlardan birinin bu olduğunu düşünüyorum.
Havva ve Adem iyi ne demekti bilmiyordu çünkü cennette tabiri caizse elmayı yemeden önce bulundukları yerde kötü yoktu zıttı var olmadığı için de kötülük var olmamıştı. Ölüm ne bilmiyorlardı, ahlak ne bilmiyorlardı onlar saf ve temizdi ama kirliyi bilmedikleri için temizi de bilmiyorlardı. Varoluşumuzun temelinde merak duygusu yatıyor çünkü Havva ve Adem bu kavramları bilmedikleri için çok merak ettiler ve şeytan da onlara elma yedikten sonra meraklarını gidermeyi vaadetti. Doğru ve yanlışı ayırt edemedikleri için sonuçları hakkında da bir fikirleri yoktu. Ve nihayet elmayı yiyerek itaatsizlik edip cennetten sürüldüler ve maalesef iyiyi de kötüyü de anladılar.
'' İlk başta ahlak duygusu verilseydi adil olurdu, daha doğru bir hareket olurdu: o zaman itaat etmediğimiz için suçlanabilirdik. Ama biz cahil çocukcağızlara anlamadığımız şeyler söylemek, sonra da söyleneni yapmadığımız için bizi cezalandırmak; bunun neresi haklı olabilir? ''