Aynayı silip temizledi ve, her hece odada açıkça çınlayacak şekilde, bir daha söyledi: “Sirius Black!” Hiçbir şey olmadı. Aynadan bakan, hayal kırıklığına uğramış yüz, hala kesinlikle kendi yüzüydü…
Dünyada hala yemek yemek isteyen, gülen, Sirius Black’in sonsuza dek gittiğini bilmeyen ya da buna aldırmayan insanların olması imkansız geliyordu ona. Sirius şimdiden milyonlarca kilometre uzakta gibiydi; şimdi bile Harry’nin bir parçası, o tülü çekmiş olsa Sirius’u ona bakarken göreceğine, belki de havlama gibi kahkahasıyla onu karşılayacağına inanıyordu…