Hristiyanlık, azizler ve papazlar kadın ve evliliği kötülemede o denli ileri gitmişlerdir ki, 6. yüzyılda Mason meclisinde, kadının canı var mı yok mu diye ciddi bir şekilde tartışmışlardır. Ve yalnız bir kişi kadının özgürlüğüne oy vermiştir. Bu da, Hıristiyanlığın kadına yer verdiğine, onur verdiğine dair ileri sürülen iddiaları çürütmeye yeterlidir.
İsviçreli komünist kadın Lisel Bruggman’ın sözleriyle;
“ Ben size burjuvaların yaptığı gibi mutlu yıllar u dilemiyorum (..)
Size cesaret, güç ve baskaldirma ve irade diliyorum. Eski kölelik zincirlerinin sonunda kırılmasını ve yaşama arzusunun gerçekleştirilmesini diliyorum. Size yol gösterecek açık bir akıl, özgürce düşündürecek cesaret, özgürce hissettirecek kalp diliyorum. (..)
Size dünya depremi diliyorum. "