sinirlendiğinde, bana "sapık" ve "hastalıklı" dediğinde yine kulak asmadım. hissetmemi istediği utancı hissedemiyordum ki. buna da şaşırıyordum. bunlara maruz kalmaya alışkındım: uzun zamandır bunları kendim o kadar söylemiştim ki bana söylenenlere yer kalmamıştı.
önce kafasını gösterdi:
- kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi.
sonra kalbini gösterdi:
- eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır.