"Çok amaçlı yirminci yüzyıl insanında dürtü var,ama derinlik ve yoğunluk yok.Şunu satın almak,bunu başarmak,yeni bir deneyimden geçmek gibi hedeflerimiz var.Hedef ve amaçlarımız yüzünden, hayatı yaşamak yerine tüketiyoruz.Hayatla yekvücud değiliz artık.Hayatlarını belirli,sabit amaçlara indirgeyenler,hayatla yekvücud olmadan onun yüzeyine tutunma çabasındadırlar"
"Yaşamı böylesine özel, böylesine benzersiz kılan şey,her şeyin yalnızca bir kez olması. Bunu algılamak, ölümün bilincine varmakla mümkün olabilir ancak.Ölümün bilincinde olmayan insan, yaşadığının bilincinde de değildir.Her anımız ölüm unutkanlığı içinde geçiyor'