"bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü. her kitabın tek tek her sayfası bilgi âlemine açılan birer gözetleme deliğiydi. okudukları açlığını daha da arttırdı. bir de nereden başlayacağını bilemiyor, bilgiye hazırlıksız olmanın sıkıntısını çekiyordu."
"aynasıza bak, sarhoş sandı beni iyi mi?" kendi kendine gülümsedi ve derin düşüncelere daldı. "gerçi öyleydim," dedi ve peşinden ekledi: "bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım."
"oysa kızın gözlerinde gördüğü şey ruhtu.. hiçbir zaman ölmeyecek olan ebedi ruh. tanıdığı hiçbir adam ve hiçbir kadın onda ölümsüzlük fikri uyandırmamıştı."
"müzikten olağanüstü etkileniyordu. sert bir içki gibi duygularının cüretini alevlendiriyor, hayal gücünü ele geçiren bir uyuşturucu gibi göklerdeki bulutların arasına çıkarıyordu onu. süfli gerçekleri ortadan kaldırıp zihnini güzellikle dolduruyor, zincirlerinden azat ettiği romantizmini kanatlandırıyordu."