Kitabı okumaya başlamadan çok seveceğimi biliyordum...
Klasik kitap okumayı gerçekten özlemişim; kitabın dili, yazarın anlatımı, karakterler arasında hissedilen o naif duygular...bambaşka hissettiriyor.
Kitabın ana kadın karakteri Anne, dönemin önde gelen ailelerinin ortanca kızı ve ailede en az sevilen kişi. Anneleri vefat etikten bi süre sonra babasının borçları sebebiyle taşınmak zorunda kalıyorlar. Eve taşınacak ailenin ise geçmişten aileyle bir bağı var, Anne'in 7-8 sene önce zorla ayrılmak durumunda kaldığı sevgilisinin ablası ve eniştesi.
Artık Yüzbaşı rütbesinde olan Frederick Wentworth, Anne'i unutamamış tabii ama unutmak için çok uğraşmış...ahh öyle güzellerdi ki. Kitap boyunca o ikisini çok yan yana aşklarını yaşarken okuyamadık ama onların yansıttıkları duyguları, yazarın da betimlemeleriyle derinden hissettim ben. Anne'e tam anlamıyla hak ettiği değeri vermesi, onu gerçekten 'görebiliyor' olması çok güzeldi :')
Kitapta Anne'in sürekli bi şekilde hor görülmesi beni çileden çıkarmış olsa da sonu korktuğum gibi bağlanmadı ya o bana yetti açıkcası, lütfen okuyun kitabı...çok güzeldi ^^