Asilerin,
Kaybedenlerin,
Hayalperestlerin,
Küfürbazların,
Günahkarların,
Beyaz zencilerin,
Aşağı tırmananların,
Yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
Uçurumdan atlayanların...
Dili,sesi
Yeraltı Edebiyatı…..
6.45 koleksiyoneri
Yol bir yere gitmez ,o bir aydınlanma biçimidir. Ömür bitebilir yoldan önce ve ölüm yolun bir parçasıdır. Tekerleğini asfalta ,ruhunu ise yollara teslim edenlerin öyküsünü #satürnfısıldayacak.
Türkçe kaynaklar çok sınırlıydı ve çoğu kitapçıda Beat kuşağı literatürü hiç bulunmuyordu. Dolayısıyla ortada büyük bir bilgi kirliliği vardı. Çakma hipster kültürün,birkaç Hollywood filimine öykülenerek oluşturulmuş içi boş-biçimci bir yeraltı (!) kültürüyle birleşmesiyle ortaya garip -saçma-absürt bir underground kültür çıkmıştı. Herkesin benzer bir biçimde giyindiği ,klişe sözlere ,ucuz hedonizme ve birbirinin aynısı repliklere dayalı ,varoluşçu felsefeyle,zen ‘la ya da Dostoyevski’ye kadar uzanan gerçek yeraltı edebiyatıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bu absürt,bir şekilde Kadıköy gibi kurtarılmış bir bölge üzerinde büyük etkiye sahip olabiliyordu.