‘’İzmir’de bir gün
Sen de az daha içince hele ki dumanlıysan
İliklerine kadar da yalnız
Kadifekale’de bir meyhane masasında
Karşında rahmetli anneni göreceksin
Ciğerin yaralar bağlıyor da olsa
İçin kan ağlıyor da olsa
Anne ben mutluyum diyeceksin
De!’’
''Ama, bir gün gelecek, umarım yakında bir gün, bu kusurları ölümlü bedenlerimizde bırakıp sıyrılacağız. Bu et yüküyle birlikte bütün günahlarımız, bayağılıklarımız üzerimizden düşecek. Geriye ruhun kıvılcımı kalacak yalnız...''
''Hatıralar ve şüpheler içinde boğuluyorum. Yüce Tanrı'm, beni ağına düşüren bu kötü güçten nasıl kurtulurum? Hayır, artık yazmaya devam edemeyeceğim; sanki karanlık bir gecedeyim ve bana izleyeceğim yolu dostça aydınlatacak bir tek ümit yıldızı bile yok.''