"Her şey duman ve buhar," diye geçirdi içinden. Her şey sürekli değişiyordu, sürekli yeni biçimlere bürünüyor, olaylar büyük bir hızla birbirinin ardı sıra koşuyor ve her şey iz bırakmadan ama bir sonuca da varmadan yok oluyordu.
Doğrudan yüzüne bakmaya kimsenin cesaret edemeyeceği tek varlık şeytan değildir; kendi içine bakmaya da hiç kimse cesaret edemez; ayrıca bizde pışpışlanmayı sevenler yalnızca çocuklar değildir.
Neydi o öyle? Neden oradaydım ki ben? Neden toplanmışlardı orada? Neden öylesine bağırıp sövüyor, kendilerini paralıyorlardı? Bütün bunların nedeni neydi?