İçimdeki tüm kırık parçalar adını bilmediğim bir desene çekiliyormuş gibi hissediyordum. Sanki kalbim benim bilmediğim bir deseni biliyor, o deseni tamamlamaya çalışıyordu. Sanki parçaları doğru yere bir koyabilsem hayatımdaki tüm yalnızlık, uyumsuzluk ve aykırılık birleşerek doğru hissettiren bir bütün ortaya çıkaracaktı. Sanki ihtiyacım olan o parça Ömer'in kendisiydi.
"Bak, özünden kopup kaybolmuş, kendi başına hiçbir şeye benzemiyor ama yine de tüm gücüyle parlıyor. Hâlâ güzel bir şeyin parçası olabilir, doğru yere yerleşirse eskisinden daha çok parlayabilir.