beril

beril
@whit11enightss
written by sylvia plath. 11𖦹| infp
Ceza ile suçun aynı anda, birlikte doğduklarını söyler. Cezasını bekleyen onu çekiyor demektir; cezayı hak etmiş olan onu bekliyordur. Kötülük kendisine işkenceler uydurur Malum consilium consultori pessimum. Kötülüğün beterini kötülük eden görür. Nasıl ki arı başkasını sokunca kendisine daha fazla zarar verir; çünkü iğnesi ve gücü elden gider. Vitasque in vulnere ponunt. Açtıkları yarada canlarını bırakırlar. Vergilius
Sayfa 77·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşte onun için hayatımızın bütün eylemleri bu son mihenk taşında denenmelidir. Başlıca gündür o, bütün öteki günleri yargılayan gündür. Bütün geçmiş yılların hesabı o gün verilmeli, der eskilerden biri. Ben de çalışmalarımın meyvesini denemeyi ölüme bırakıyorum. O zaman görürüz düşüncelerimin ağzımdan mı, yüreğimden mi çıktığını...
Sayfa 67·Kitabı okudu
O perdeden önce maske takınmış, felsefenin güzel öğütlerine gösteriş olsun diye uymuş ya da sarsıcı olaylarla sınanmadığımız için hep sağlam yürekli kalmayı başarmış olabiliriz. Ama ölüm karşısında son rolümüzde, gösterişe yer kalmaz artık, o zaman anadilimizle konuşmak, dağarcığımızda iyi kötü ne varsa olduğu gibi ortaya dökmek zorundayız.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Ve talih sanki ömrümüzün son gününü bekliyor, uzun yıllar boyunca yaptığını bir anda yıkma gücü olduğunu göstermek için.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Ölüme yakın halde aygın baygın gördüklerimiz, uzun bir sancıdan bitkin düşenler, inme inenler, sara nöbeti geçirenler, başından yara alanlar, kimi zaman ınıltiler çıkarır, derin derin soluk alırlar, bedenlerinde kıvranmaya benzer kımıltılar olur. Bunlara bakarak onların kendilerini az çok bildiklerini sanırız, oysa, hen derim ki, ruhları da, bedenleri de uykudadır: Vivit, et est vitae nescius ipse suae. Yaşıyor ama bilmiyor yaşadığını. Ovidius Uzuvların uğradığı o büyük çarpılma, duyguların düştüğu o büyük, o derin uyuşma içinde insanın kendini bile bile gücünü sürdürebileceğine inanamam; böyle olunca hangi düşünce onlara azap çektirecek, durumlarının korkunçluğunu anlatıp duyurtacak? İşte bundan ötürü pek acınacak durumda olmadıkları kanısındayım. Bence en dayanılmaz, en korkunç durum uyanık olup da azap çeken bir ruhun duyduğunu anlatma olanağını bulamamasıdır. Dili kesildikten sonra işkence edilen insanların durumuna benzetebiliriz bunu...
Sayfa 59·Kitabı okudu