Miss Ann

Miss Ann
@whiteHEARTandHAMMER
"...Biliyorum, duygusallığım benim sonum olacak..." -Cristine Russell ️️ ️️
İngiliz Dili ve Edebiyatı / Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği
106 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
"... Şehrin üstü inci beyazlığında bir dumana bürünmüş. Minareler, kuleler, uçlu, uçsuz bütün şekiller rüyada görülen şeyler gibi uzak, silik. Suların kurşunî yüzü uykuda. İstanbul, gümüş sisli bir sabah rüyası görüyor."
Sayfa 221 - 27. bölüm başı
Reklam
Kabal yine muhteşem bir yere değindi.. Keşke bize de böyle anlatılsaydı..
"Çiçek dansı," diye devam etti Erim. "Kadınlar İlk regl olduklarında kabile bu dansı düzenler, ilk reglin şifası ve büyük bir gücü olduğuna inanılır. İbadet ederler, gecenin sonunda hediyelerini regl olan kişiye verirler. Kadın için doğal yoldan yenilenmenin ve şifalanmanın başlangıcını kutsarlar." "Bizim geldiğimiz yerde kadınlar regl olduklarını saklarlardı," diye iç geçirdi Sıla. "Neden ki?" diye çok tuhaf bir şeymiş gibi sorguladı Şafak. "Bunun ayıp ve utanç verici olduğunu düşünenler olurdu." Sıla başını iki yana salladı. "İnsanlar çok tuhaf." Erim olabildiğince kibar olmaya çalışmıştı. "Ama bu kör bir cehalet. Doğal ve iyileştirici bir döngü neden utanç verici olsun?" "Ok ve yay kullanan sizlersiniz ama asıl gelişmeyen bizleriz." Hâlâ dansı izlerken öylesine mırıldandım.
Sayfa 590 - Erim-Sıla-Şafak-Nova
Bir bankın altına tıkılmış, ek yerlerinden kırmızı taç yaprakları gözüken küçük bir sepeti fark edince, "Onlar ne?" diye sordum. "Çalı çırpı," dedi. "Eskiden her yerde bulunurlardı. Birine rastlamadan evinden dışarı adım bile atamazdın. Buralarda kökünü kuruttular ama otlar böyledir işte. Kökünü kazırsın, dikildiği toprağı yakarsın, yıllarca canlanmaz ama her zaman bir yolunu bulup yine yeşerir."
Sayfa 26
Görebildiğim kadarıyla hepimizin birer kalbi var. Hepimizin beyni var. Görebildiğim sadece birkaç fark var ve erkeklerin çoğu da o farklı parçayla düşünüyorlarmış gibi görünüyor.
Sayfa 22
"... Bir psikiyatriste içini döken insanlar, bir papazla günah çıkarırken olduğundan daha rahat konuşuyorlardı, çünkü hekimler onlara cehennem ateşinden söz etmiyorlardı..."
Sayfa 150
Reklam