Çin kaynaklarında anlatıldığına göre Hun hükümdarlarından birinin çok güzel iki kızı vardı. Hükümdar güzelliklerinden dolayı kızlarının insanlarla değil tanrıyla evleneceklerini düşündü. Bunun için bir dağın tepesine kule yaptırıp kızlarını oraya kapattı. Kızlar uzun süre tanrının gelmesini beklediler. Annelerinin ısrarına rağmen hükümdar kızları geri getirmedi ve aradan üç yıl geçti. Bu arada bir kurt peyda oldu ve dağın etrafında dolaşmaya başladı. Küçük olan kız kurdun tanrı olduğunu düşünerek kuleden çıkmaya karar verdi. Ablasının karşı çıkmasına rağmen kuleden çıkıp kurt ile evlendi. Doğan çocuklar Kanglı halkını meydana getirdi. Bundan dolayı onların şarkılarının kurt ulumalarına benzediği bildirilmiştir.
Uygurların Türeyiş Destanı olarak mitolojik araştırmalarda gösterilen söylence, Gök Türk öncesinde Orta Asya bozkırlarında geniş alanlara yayılan Kanglı (Gao-çı/Kao-ch'e) boylarına aittir. Çok sayıda alt boyu olan Kanglıların devamı Töles boylarıdır. Bu alt boyların arasında Uygur adını taşıyan boy da vardı. Bu yüzden "Uygurların Türeyiş Destanı" diye tanınmıştır.
Kendi başına bir şeyler başaramazsan, başkalarıyla birlikte de işe yaramazsın. Neyi başaracaksın?
En iyi yapabileceğin ne ise onu. Bir şeyi senden iyi yapan olmamalı. Onu başar.
Günümüzde İslamiyet'e girmemiş bazı Türk kökenli halkların, özellikle Sibirya'da yaşayanlarının eski Türk inançlarını ya da inanç sistemini tam olarak yansıttıkları söylenemez.