Aslında Doğu Gök Türk Devleti’nin hükümdarı İl Kağan kendi yeğeni tarafından yakalanır ve Çin’e götürülerek Çin’e teslim edilir. Batı Gök Türk Devleti ise 630 yılına kadar yine başarılı bir dönem geçirecektir. Ancak 630 yılında Tong Yabgu Kağan kendi amcası tarafından öldürülünce iç karışıklıklara sürüklenen devlet 658-59 yılına kadar bağımsızlık mücadelesi verir. Taht kavgası nedeniyle ortaya çıkan iç karışıklıklar hiç durmaz. Ancak 659 yılında tamamen onlar da Çin’in hâkimiyetine girerler.
Bu dönemi anlatan Çin kaynakları Gök Türklerin muhteşem askeri güçlerinden ve diğer organizasyonlarından çok fazla bahsederler. Ancak İl Kağan’ın yapmış olduğu büyük hatalar mesela halktan ağır vergi toplaması ve aşırı soğuklar, yaz mevsiminde kar yağmasıyla birkaç yıl üst üste ekonominin bozulması neticesinde ve devletin üst makamlarına İrani Soğdluların ve Çinlilerin getirilmesi, nihayet törenin bozulması sonucunda 630 yılında Gök Türk devleti yıkılarak Çin’e bağlanır.
Kuruluşundan yaklaşık yedi yıl sonra Gök Türk Devleti bütün Orta Asya’yı kaplayacak kadar güçlü bir hale gelmiştir.
Birinci Gök Türk dönemi dediğimiz büyük kağanlık dönemidir.
Bumin, İllig Kağan ya da İl Kağan diyebileceğimiz devletin hükümdarı unvanını alır.
Böylece bağımsız bir Türk devleti ilan edilir.
Maalesef literatürümüze bu devletin adı iki farklı şekilde, Gök Türk veya Köktürk olarak geçmiştir.
Aslında Türk devletidir yani Türk kağanlığıdır.
Bumin büyük bir halk gücü elde edince vassal olarak bağlı olduğu Ruan-ruanların reisi Anaguey’e elçi göndererek kızıyla evlenmek istediğini bildirir.
Buradaki amacı bağımsız olduğunu göstermek ve Anaguey ile eşit seviyede olduğunu ispat etmektir.
Anaguey ise Bumin’in elçisine hakaret eder ve “Sen benim demir işlerimde çalışan kölemsin nasıl böyle bir şeye cesaret edersin?” der.
Bumin de karşılık olarak onun elçisine hakaret eder ve onu öldürür.
Çin’deki Batı Vey hanedanlığıyla temasa geçerek onların gönderdiği, adı “uzun mutluluk” anlamına gelen Çang-lı prensesle evlenir.