Juan-juanlara ait çok az kalıntı bulunması çok ilginçtir. Bunun sebebini anlamak şu an için çok mümkün görünmüyor. Juan-juanların hâkimiyeti döneminde Altay Dağları'nda Türk isimli bir kabile ortaya çıkar. Bunu hem Türk tarihinin hem dünya tarihinin bir dönüm noktası gibi değerlendirebiliriz.
M.Ö. 221 yılında meşhur Mete olarak bilinen Modu Han’ın babası Touman ile başlar. Devletin aslı, M.S. 220’de sona erer. Bu dönem Hunların hâkim olduğu, Büyük Hun Moğol Devleti’nin dönemidir.
M.S. 311 yılında Soğdça bir belgeden Hun adını öğreniyoruz. Bu ad Çin kaynaklarında Şiung-nu (Hsiung-nu) olarak kaydedilmiştir. Bu ismin iki heceli yazılışından etkilenen bazı araştırmacılar onu Hunnu diye yazmaktadırlar.
Hidâyet'in romanında bir kurtuluş yoktur, olsa olsa bir boşalmadır sonuç. Güzelliği ve gerçeği arama çabasından mahvolup giden yılgın adam, sonunda bizzat kötülük ifriti olur çıkar.
Hayat ve ölüm, ebedi bir çemberdir. Parçalanır, toprak oluruz, toprağımızdan yeni çömlekler, testiler yapılır; ama ölümden sonra yaşamayı sürdürmek konusunda hiçbir şey bilinmez.