"Haz her zaman faydalıdır fakat vahşi ve sonsuz kudrete sahip olmak da kişiye kendine özgü bir keyif verir . İnsanın fıtratında despotluk var , zalim olmayı sever insan, siz de çok seviyorsunuz "
Ölmek istiyordum. Hem de her zamankinden çok istiyordum. Buradan dönüş yoktu. Yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Hiçbir şeyin faydası yoktu. Sade-ce daha fazla utanç kaynağı ekleyebilirdim. Benim kaderim en pis, en aşağılık suçları birbiri üstüne iş-lemekti; daha da şiddetli ızdıraplara gark olmaktı. Öl-mek istiyordum. Ölmek zorundaydım. Suçun kökeni hayatın ta kendisiydi.
"insan" denen yaratıkların yaşadığı bu " dünya" adlı buzdan cehennemde geçirdiğim onca vakitte karşılaştığım tek gerçek buydu .
HER ŞEY GELİP GEÇİCİ.
Dazai'nin kendi hayatından harmanlandığı bu eser bana seneler önce hissettiğim ve tekrar hatırlamaktan müzdarip olduğum hatıralarımı gösterdi . İnsan olarak hepimiz aciz varlıklarız ve bazen elimizdekinden kurtulmaya çalışırken hep başka şeylere sürükleniyoruz ve pratogonistimiz yōzō bize tam bu noktada hepimizin yer yer yaşadığı duyguları gözler önüne serip bizi derin bir boşluğa sürülüyordu.
Genel olarak baktığımızda dazai'nin karamsar yapısı ve tıpkı dostoyevski gibi insan doğasını ve insanın karanlık dünyasını çok iyi bilmesinden kaynaklı yine kurgudan çok gerçekliğin izlerini görüyoruz eserde .
Bu yazarın eserlerini okudukça gerçekten de ne kadar mutsuz ve karanlık bir kişiliğe sahip olduğunu görüyorum ve gerçekten bir insanın bu denli bir içselliğe sahip olup bunu eserlerinde yansıtması beni çok üzüyor .