Erdinç Ç

Erdinç Ç
@wilhelm_mobius
belki de kolayı böyle
inanmak istediği yalanları göz hizasına yerleştirmekti tüm yaptığı, apaçık hikaye dolantılar içindeydi onun dilinde …
Reklam
bazı yerlere hiç dönülmez bazı çağlara eskitir insanı hep aynı adımı yürümek oysa ne kadar biçimli bir evin şehveti koltukların hafızası masaların ayıp yeri adam ünlem kadın soru işareti herkesin bir dağı var herkesin tunç devri akşama kadar hitit sabaha kadar truva uykular leopara benziyor rüyalar benek yeni olanaklar: kiremitleri öpen güneş adam cuma kadın cumartesi insan olmak sarsıcı bazı renklere bakmak havayı içine çeksen güvercin doluyor göğüs bıraksan şiir sarsıntısı en tenha kelimede hazirana uygun bir yüzyıldı çocukluğun adam monarşi kadın cumhuriyet on yıl daha yaşasam iki nokta üst üste camları hatırlamak gibi ağzım kum içinde ayna değil gençliğimin derisi beni yansıtan insan niye yaşlanır / aşk geçti gözlerinden adam nazım
Onbinküsürüncü kez / Alper Gencer
“… son sürat sana doğru koşarken beni vurdular sen vurdun demiyorum ama beni vurdular benim de bu kadarcık kurşundan geçmeyen bir yaram olsun kimsenin olamadım kimsem olmadı Allah’tan ve anamdan başka şartsız şurtsuz kim affettiyse hepimiz onunuz esasında vurgunuz yarım kalana kendimizle dargınız ağlamak için insanın kendinden başka bir yari daha olmalı yarasında her türlü galeyana hazırım yeter ki düştüğüm zaman kalkmayayım trensizliğimi yutuyor her defasında bomboş kalan bir gar sabaha daha çok var ama biliyoruz ki bir sabah var ölüp gideceğiz işte yetmedi mi o güzelim şarkılar yetmedi mi bu kadar hayvanımıza bu kadar kafes radyoyu açıyorsun kuşlardan kalma bir şarkı başlıyor yine dönüyorsun onbinküsüruncukez…”
İstemem, eksik olsun!
demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var? …
“Aşkın hafif kanatlarıyla aştım bu duvarları Durduramaz sevgiyi çünkü taştan sınırlar Hem aşkın isteyip de başaramadığı ne var”
Reklam