Ama kral kızıyor
Lirlonfa malurette
Ve yemin ediyor tacı üzerine
Lirlonfa malurette
Beni dans ettireceğine
Lirlonfa malurette
Darağacının tepesinde
Lirlonfa maluré
İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar ama ölümünü görmeye hep koşa koşa gideriz. İnsanı öldürmek için gün ışığında, geniş meydanlar ararız; ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz. İnsanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev, onu öldürmesini bilmek ise birçok erdemleri içine alan bir şereftir.
Bunca şehir dibinden yıkılıyor, bunca milletin kökü kurutuluyor, milyonlarca insan kılıçtan geçiriliyor, dünyanın en zengin, en güzel ülkesinin altı üstüne getiriliyor, niçin? İnciler, biberler alıp satacağız diye. Aşağılık makine zaferleri bunlar!
...sözde dostluğumuza, iyi niyetimize güvenip acayip şeyler görme meraklarıyla faka basan insanlar... İki dünya arasındaki bu ayrılığı hesaba kattınız mı bizim fatihlerin bunca zaferi zafer olmaktan çıkıyor.
Bir çocuk dünyaydı bulduğumuz; öyleyken biz, onu, ne doğal değer ve gücümüzün üstünlüğüyle dizginimiz altına soktuk, ne doğruluğumuz, iyiliğimizle yetiştirdik, ne de ruh yüceliğimiz, cömertliğimizle kendimize bağladık.