Visar

Visar
Selamete nail olsun gökyüzümüz Rohan/ ipten ayrılmış biri, halletmeye çalışıyoruz
Tanrının kadını neden yaratmış olduğunun anlaşılmaz(!) esrarı üzerinde kafa yoran Aziz Augustinus, kadının erkeğe yoldaş olsun diye yaratılmış olamayacağını, bir erkeğin bu rolü daha iyi üstlenebileceğini söyler. Kadın erkeğe yardımcı olarak da yaratılmış olamaz, çünkü gene bu görevi bir erkek daha iyi yerine getirebilir. Dolayısıyla Augustinus, "çocuk doğurmak" dışında... kadının erkeğe nasıl bir yararı olabileceğini anlamadığı" sonucuna varır.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Reklam
İSA'NIN NİŞANLISI OLMAK: BİR ÖZGÜRLÜK OLANAĞI Hristiyanlığın, Yahudiliğe göre, kadınlar açısından bir diğer önemli özelliği, daha önce de değinildiği gibi bekâret konusundaki yaklaşımıdır. Artık kadınlar için tek seçenek evlilik değildi; bekâretlerini koruyarak kendilerini Tanrı'ya adayabilir, İsa'nın nişanlısı olmayı dünyevi gelinliğe tercih edebilirlerdi. "İsa'nın nişanlıları", tanrısal krallık uğruna çektikleri çilelerle , yeryüzündeki kadınların var olan aşağı statüsünün zincirlerinden de kurtulabilirlerdi. Bakire, bekâretini korumakla ve onu Tanrı'nın emrine sunmakla, Havva'nın işlediği ilk cinsellik günahının sonuçlarını çekmekten kurtulmuş olur. Çünkü onun kocası olmadığı için, yeryüzünde "ne arzu duyacağı" ve ne de "tabi olmak" zorunda kalacağı bir efendisi vardır. ("Kadına dedi: "Zahmetini ve gebeliğini ziyadesiyle çoğaltacağım. Ağrılar içinde evlat doğuracaksın; ve arzun kocana olacak, o da sana hakim olacaktır." Tekvin, 3.16) Böylece gökyüzündeki efendi sayesinde, yeryüzündeki efendinin baskısından kurtulmak mümkün olur!
Sayfa 116·Kitabı okudu
ERKEĞE DE TEKEŞLİLİK: "EĞER... BÖYLEYSE, EVLENMEK İYİ DEĞİL!" İsa'nın boşanma konusunda Yahudi geleneğinden farklı tutumu, erkeğin hem poligami hem de boşanma özgürlüğüne sahip olduğu ataerkil bir toplumun nimetlerinden yararlanmayı doğal bulan kendi "şakirtleri"nin bile canını sıkar. İncil'e göre, Ferisiler İsa'yı sınamak için "her sebeple karısını boşanmak caiz midir?"diye sorarlar. İsa'nın cevabı nettir: "ve ben size derim: Kim zinadan ötürü olmayıp karısını boşar ve başkasıyla evlenirse zina eder; boşanmış olanla evlenirse de zina eder. (Matta 19.9) Çünkü, "onlar (kadın ve erkek) artık iki beden değil, fakat bir bedendirler. İmdi Allah'ın birleştirdiğini insan ayırmasın." Bunun üzerine"şakirtler" İsa'ya "eğer erkeğin karısıyla hali böyleyse evlenmek iyi değil" diye şikayette bulunurlar! (19.10)
Sayfa 115·Kitabı okudu
İsa'nın zina konusundaki tutumu da Yahudilikten farklıdır.Matta'ya göre İncil'in 5. babında "zina etmeyeceksin" denir. "Fakat ben size derim, bir kadına şehvetle bakan her adam zaten yüreğinde onunla zina etmiştir." (5.28) Burada, olayın sorumluluğu "baştan çıkarıcı" kadında değil, erkektedir; bu yaklaşım hemen her zaman suçu kadında arayan Yahudilikten çok farklıdır.Artık suç, erkeğin zayıflığından yararlanarak onun aklını çelen tehlikeli kadın cinselliğinden çok, erkeğin saldırganlığına kaymıştır.Yahudiliğin bu konudaki anlayışı ise ileride ele alacağımız gibi İslamiyet'e miras kalmıştır.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Hristiyanlığın reddettiği ve kadınlar için çok önemli olan uygulamalardan biri erkeğin çokeşliliğidir. Hristiyanlık evlilik içinde kadın olduğu kadar erkeğe de mutlak sadakat şartı koyar ve erkeğin ayrıcalığı olan boşanmayı zorlaştırarak kadını evlilik içinde güvenceye kavuşturur. Böylece İsa'nın öğretisinin ikili niteliği bir kere daha ortaya çıkar. Bir yandan geleneksel aile yapısı korunmuş ve onaylanmış olur. Öte yandan kadının evlilik içindeki konumu iyileştirilerek var olan yapıda bir reform yapılır.
Sayfa 114·Kitabı okudu