Anlatılan kadar anlatılamayan,yazılan kadar yazılamayanlar var işte.Geçtiğimiz pazar günü saat on ikiye çeyrek kala pencereyi açıp da seni uğurladım.Son sözü gökyüzüne doğru fısıldadım:Hoşça kal Orhan,kendimi öğrenmem için yoluma çıkan bir sebeptin. Her şey için teşekkür ederim.
Hayatınız.Eminim amacı mutluluk olan bir hayattır herkesinki gibi.Mutluluk bir amaç değil araçtır.Ve siz onu amaç edindiğiniz için tamamen kaybettiniz.Bunu görmenize yardım etmek istedim.Mutluluk andadır.Bir yürüyüş,belki bir anlık duruş,sindiriş,bir bakış,belki bir unutuştadır.Nerede olduğunun çok da önemi yoktur aslında. Mutluluk onu sadece yaşayanlara kapısını açar.Arayanlara değil.