ahu

Montaigne, yatak odamıza bir yol açıyor, oraya hapsolmuş mahrem kederleri utançtan arındırıyor ve bizi kendi bedenlerimizle barıştırmaya çalışıyordu. Onun gizlice yaşanan ve nadiren dile getirilen bu deneyimlerden söz etmek konusunda gösterdiği cesaret sayesinde kendi kendimize ya da sevgililerimize itiraf edebileceklerimizin sayısı artıyordu. Montaigne'in bu cesareti, insanın başına gelebilecek hiçbir şeyin insanlık dışı olamayacağına ilişkin görüşünden kaynaklanıyordu. Ona göre "her insan, varoluşumuzun bütün biçimlerini içinde taşıyor"du.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Varoluşumuzun Gerçeklerine Dair
“En büyük kabalık insanın kendi varlığını hor görmesidir." Kendimizi iki parçaya bölmeye çalışmak yerine, bizi şaşkınlığa düşüren bedenimize karşı açtığımız iç savaşı sona erdirmeliyiz çünkü bedenimiz ne korkunç ne de küçük düşürüdür; o, varoluşumuzun değişmez bir parçası olarak ölene kadar bizimle kalacaktır.
Alıntı
Hem bedene hem de akla sahip olmak nasıl da büyük sorunlar yaratır; aklın bize verdiği ağırbaşlılık ve zeka dikkate alındığında beden ile akıl arasında inanılmaz bir zıtlık göze çarpar. Bedenimiz kendi ritmine, kaprislerine boyun eğsin diye aklımızı rehin tutar. Yaşama bakış açımız ağır bir yemeğin sindirimi sırasında kolayca altüst olabilir. "Yemekten önce ve yemekten sonra ben sanki iki ayrı insanım," demişti Montaigne: Sağlığım yerindeyken, güneşli güzel bir gün bana gülümserken, tam havamdayımdır; ama ayak tırnaklarımdan biri batmayagörsün, o zaman benden alıngan, benden huysuz, benden çekilmez bir adam yoktur.
Alıntı
Kendini Yetersiz Hissetmenin Tesellisi
Eğer zayıflıklarımızı kabul eder, olmadığımız halde üstün olduğumuzu iddia etmekten vazgeçersek, Montaigne'in o zenginliklerle dolu, yol gösteren felsefesinden şu dersi çıkarabiliriz: Aslında biz bu yarı bilge, yarı ahmak halimizle bile yetersiz değiliz.
Alıntı
Kendini Yetersiz Hissetmenin Tesellisi
Akla duyulan bu yersiz güven ahmaklığın, dolaylı olarak da yetersizliğin en temel nedeniydi.
Alıntı