Yağmur Akgüneş

Yağmur Akgüneş
@withelvis
İnsan olarak kalsaydım çoktan nalları dikmiş olurdum.
Tıp Fakültesi
moving castle
24 Ağustos 2002
39 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
(Falih Rıfkı Atay, yine mutat zevatın başındakilerden) Atay, Atatürk'ün bir akşam sofrada Doktor Reşit Galip'in aşırı çıkışlarına dayanamayıp: "Galiba rahatsızsınız, biraz dinlenin" dediğini yazmaktadır. Bu uyarı karşısında daha da parlayan muhatabının: "Burası milletin sofrasıdır. Ben milletimin sofrasında oturuyorum." sözlerine Atatürk şu cevabı verir: "Beyefendinin hakkı var. O halde bu sofrayı terk edelim."
Sayfa 53
Keyif
Reklam
Atatürk'ün Sofrası (2) <Lider.>
(mutat zevat)Hasan Cemil Çambel'in 'Hatıralar'ındaki Atatürk'ün Sofrası bahsinde ilginç açıklamalar vardır. "Hikmetle realitenin kaynaştığı bir pınardı. Bir sevgi kaynaşması olduğu kadar bir akademiydi de. Çoğunca bilim, güzel sanatlar, kültür, müzik konuları konuşulurdu. Sofra yeni düşüncelerin, atılımların kaynağı, devrimlerin tersanesi, ulusal yazgının dokunduğu tezgahtı."
Sayfa 53
Keyif
Atatürk'ün Sofrası
Başında bulunduğu Türk devletinin tarihsel geleneklerini de inceleyen Atatürk, Orta Asya hakanlarının, Anadolu Selçuklu sultanlarının, Osmanlı padişahlarının çevrelerinde de bilim, sanat ve yazın çevrelerinden danışmanlar bulunduğunu; bunlarla özgürce tartıştıklarını; görüşlerin, eleştirilerin, bezm denen içki meclisi ortamında daha içtenlikle dile getirildiğini biliyordu. Örneğin Selçukname yazarı İbn Bibi, Sultan Alaaddin Keykubad'ın kimi geceler vezir ve danışmanları ile içip eğlendiğini; o ortamda herkesin düşüncelerini apaçık sergilediğini; sultanın da bir bakıma temyiz ortamı olan meclislerde, kimi nasıl davranacağını ya da hangi görevi vermesi gerektiğini belirlediğini yazmaktadır.
Sayfa 52
Keyif
Özdemir Asaf:
Tam adı Özdemir Asaf Arun; içkiyi kendi meyhanesini açacak kadar seven şair. ... Elif Naci ise bir serginin açılışı kokteylinde yaşananlar üstünden başka bir saptama yapar. "Çoğu kadındı davetlilerin. Ve hanımlar hepsi birbirinden güzel, birbirinden şık, zarifti. (...) Galeriye nefis bir esans ve kadın kokusu yayılmıştı. Özdemir elinde kadeh durmadan içiyordu. Kendisine bu hızlabsarhoş olacağını söylediğimde yüzüme anlamlı bir bakışta baktı. 'Hazret!' dedi. 'Beni içki sarhoş etmez ama bu güzel kadınlar çarkımı okudu bilesin.' Haklıydı."
Sayfa 360
Keyif