Başında bulunduğu Türk devletinin tarihsel geleneklerini de inceleyen Atatürk, Orta Asya hakanlarının, Anadolu Selçuklu sultanlarının, Osmanlı padişahlarının çevrelerinde de bilim, sanat ve yazın çevrelerinden danışmanlar bulunduğunu; bunlarla özgürce tartıştıklarını; görüşlerin, eleştirilerin, bezm denen içki meclisi ortamında daha içtenlikle dile getirildiğini biliyordu. Örneğin Selçukname yazarı İbn Bibi, Sultan Alaaddin Keykubad'ın kimi geceler vezir ve danışmanları ile içip eğlendiğini; o ortamda herkesin düşüncelerini apaçık sergilediğini; sultanın da bir bakıma temyiz ortamı olan meclislerde, kimi nasıl davranacağını ya da hangi görevi vermesi gerektiğini belirlediğini yazmaktadır.