Yağmur Akgüneş

Yağmur Akgüneş
@withelvis
İnsan olarak kalsaydım çoktan nalları dikmiş olurdum.
Tıp Fakültesi
moving castle
24 Ağustos 2002
39 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ruzena.
Puan vermedi·50 syf.··
2023 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 22:30
Merhaba. Çılgın Gibi'yi okuma hızım beni sinirlendirmiş olacak ki kitabı sevmeme rağmen bu kitaba başladım. Neyse. "Fakat hayat mucizeleri sevse de, gerçek mucize konusunda cimri davranır." Lyon'da Düğün 49 sayfa 3 öykü. İlk ikisi, okutur ama onların çok etkileyici bir dili veya olay örgüsü olduğunu söyleyemem kendimce . Ama sahipleneceğiz alıntılar var. Çok kısalar zaten. Ama son öykü: Wondrak. Başlığını okuduğunuzda bile kısacık süre içersinde ne okuduysanız kafanızda söyle bir taramanıza, bir kenera ayırdığınız alıntıları tekrar okumanıza sebep oluyor. Nasıl anlatılır minicik öykü burada bilmiyorum. Ama okursanız Ruzena'yı, baş karaterimizi, kurukafayı tanımanızın iyi ki olacağını düşünüyorum çünkü Ruzena için kitapta: "Konuşmayı öğrenirken kusurunu da öğrenmiş" denir. "İnsanlardan nefret edecek gücü olmadığı gibi onları sevme arzusu da yoktu." denir.
Edebiyat
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
Reklam
Konu başlığı olarak savaş ve tıp arasından barışı seçtim.
Puan vermedi·136 syf.··
2023 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 13:41
Merhabalar? Nagazaki'nin çanları, Dünya tarihinde 2.kez atılan atom bombasının merkez üssüne çok yakın olan, bombadan sonra küle dönmüş bir tıp fakültesinde çalışan bir doktor trafından yazılmış. Kitap bölümlere sanki bomba hakkında binlerce sayfa okumuşsunuz da her konuda fikriniz olmuş gibi hissedeceğiniz şekilde gayet güzel ayrılmış bence. Bombadan önceki Nagazaki'den, bomba anından yürek parçalayan görüntülerden, savaşın son zamanlarındaki fikir yanlışlarından da bir şeyler okuyorsunuz. Daha sonrasında da radyasyonun sebep olduğu semptomlardan, uyguladıkları tedaviden de tıbbi bir anlatımla da olsa akıcı ve uzun bir şekilde bahsediyor. Ben vaktinde modern fiziği seven bir tıp öğrencisi olarak bunu böyle okumaktan kişisel olarak büyük bir keyif ve verim aldım. Kitabın son 2 bölümünde ise değişen bakış açısı, yazar farklı biri mi oldu kadar sert bir geçiş aslında. İlk bölümlerde bir bilim insanı bakış açışına sahip, savaşın da kuralları olduğunu anladığını düşündüğüm yazar; bombanın yok ettiği Urakami'nin tanrıya barış için bir kurban olduğuna inanmış hatta ölmeyenlerin günahkar olduğunu falan söylüyordu. Yanlış okudum mu falan diye düşündüm birkaç kere. Bomba, ilk olarak Nagazaki'yi hatta ondan sonra da Urakami'yi hedeflememiş. Bombadan sonra kül olan Katedral olmuş ki, kurbanmış. Ölen tüm o insanlarla barış kurbanıymış. Okuduğunuz onca sayfadan sonra bu son 20 sayfa kafa yakıyor. Bombadan uzun bir süre sonrada çalmayan bu katedralin çanları, hep çalsınmış. Çalsın, çalsın tabi ki de. Barışın sağlanması için kurban gerektiği hangi tanrının işidir? Hangi din ne zamandır ülke yöneten insanlara tapıyor? Neyse zaten kimsenin okuduğunda buna katılacağını sanmıyorum ama tüm yaraları tedavi etmede bu kaar ön sırada bir bilim insanının yüzbinlerce insanın böyle ölmesine
Barış
Nagasaki’nin ÇanlarıTakaşi Nagai · İthaki Yayınları · 20222,176 okunma
Öyle güzeldi ki!
Puan vermedi·256 syf.··
2022 3. kitabı
''Bundan sonra hep iyi yaşayacağız herhalde.'' dedi, Howl. Love of my lifeeee. (Howl'a benden bir şarkı.) Masal gibiydi. Eeen güzelinden bir tane. Öncelikle Yürüyen Şato benim en sevdiğim filmdir belki de. Howl ve Sophie'nin karakterleri psikolojik olarak çok açık bir şekilde ince ince anlatılır ve ben de çok içselleştirmiştim bunları. Miyazaki'yi Miyazaki yapan unsurlar, uyarlama bir eserde bile fazla ortada olması da benim için çok keyifliydi. Kitabı tekrar basılmadan İngilizce baskısını devamlı kontrol ediyordum indirime girmiş mi diye. Neyse ki, türkçesi tekrar basıldı. Sonunda. Neyse, kitaba gelelim. Başladığımda zaten filmi izlediğimden bütün yazılanları biliyormuş gibi hissediyordum. Ama gerçekten öyle olmadı. Tahminleriniz daha sağlam oluyor tabi fakat inanın bana, filmden bilmediğiniz şeyler de okuyorsunuz. İşleyiş olarak da çok farklı gidiyor zaten en başından beri. Howl filme nazaran kuruduğu cümle sayısını epey arttırarak daha iyi bir karakter tanıtımı yapıyor kendi adına. Mizah anlayışı olduğunu falan düşünüyorum. Beni güldürdü gerçekten fazlaca. Ve Sophie... ne diyebilirim ki canım ninem harikaydı ya. Kitap bilmeceleriyle, o muhteşem dünyasıyla son sayfaya kadar bir çırpıda ağırlıyor sizi. Derslerim çok yoğun olmasına rağmen ben bile kısa sürede bitirdim. Filmi sevildiyse, kitaptan mahrum kalmayın. Kurgusal fantastik evrenler, tatlı karakterler, büyüler, cadılar, sanırım biraz da ufak romantiklikler seviyorsanız ve filmi henüz izlemediyseniz şatonun kapısından ilk önce kitap kapağını açarak girmenizi öneririm.
Kurgu
Yürüyen ŞatoDiana Wynne Jones · İthaki Yayınları · 20221,656 okunma
Keyifliydi.
Puan vermedi·176 syf.··
2022 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2022 01:33
Kitap toplam 7 fantastik öyküden oluşuyor. Yeşil Bambu, Aşk ve Güzellik Hakkında, Hazakura ve Sihirli Islık, Denizkızı Denizi, Romanesk, Romantizm Feneri. Tümünü aslında severek okudum ama bir-iki tanesini okurken gayet de sıkıldığımı söyleyebilirim. Kısa kısa olduklarından ne yazsam fazla detay veririm gibi geliyor o yüzden hepsinden bahsedemeyeceğim. Ama son hikayede zaten 2. hikayede tanıdığımız aileye tekrar konuk oluyoruz ve bilin isterim ki çok fazla eğleneceğiniz bir ziyaret bu. Ailenin boş zaman aktivitesi olarak yaptığı 5 farklı kardeşin sırayla yazarak oluşturduğu büyük farklı bir hikaye mevcut. Bu sefer yazdıkları Rapunzel hakkında. Epey farklı bi versiyonu. Skeç tadındaydı. Karakterleri tanıyıp yazdıklarını okumak ve ona göre değerlendirmek ayrı keyifliydi zaten ama sesli sesli güldüğüm alıntılara da sahipti. Sıkılıp kitabı yarım bırakmaya karar verseniz bile sonuncusunu mutlaka okuyun bence. Bir de yazarı anlatan ilk sayfayı okumadan hikayelere geçmeyin zira baya ilginç bir öyküsü var. Kitaptaki çoğu sembolizm cümleleri, fikirleri çok daha anlaşılır ve etkileyici hale geliyor. Japon kültürünün sadece o yıllarına mı özgü tam emin değilim fakat detaylardaki bazı karakterlerin zihni, fikirleri, cümleleri yeri geldi sinirden kitabı kapatıp fırlatmama da sebep oldu. Fantastik öyküler okumayı çok severim, Japon kültürü ile ilgili olduğumdan da bir sürü bilgi edinmek de beni epey sevindirdi bu kitapta. Mitolojilerinden, dinlerinden fikirler edinebiliyorsunuz az da olsa. Kitap tavsiyemdir. Canım çektiğinde açıp okuyabileceğim 2 hikaye var sanırım. Çok bir beklentiye girmeden elinize aldığınıza emin olun derim sadece. Ben de İthaki Japon Klasikleri serisine devam edeceğim mutlaka. Tam, tam benlikler çünkü!
Edebiyat
Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik ÖykülerOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20214,032 okunma