Bazı insanlar kendilerini o kadar değersiz görürler ki ancak başkalarına sürekli yardım etmekle bir değer kazanmaya çalışırlar. Bu tür kişiler olur olmaz yerde, herkese her durumda yardım etmeye kalkarlar. Esasında yardım etmeye çalıştıkları kişi kendileridir; ne var ki onlar bunun farkında değildir.
Utanca boğularak yetiştirilen kişi bu utancın verdiği azabı duymamak için savunma mekanizmaları geliştirir. Bu savunma mekanizmaları sayesinde kişi içindeki boşluğu ve anlamsızlığı unutmaya, kendisi için daha az acı verici ayrı bir dünya yaratmaya çalışır.
Yetişkin çocuğun içinde, kendinin de bilmediği doldurulamayacak bir boşluk vardır. Mutsuzluklarının gerçek nedenini hiçbir zaman anlayamadan, sürekli bir daldan diğerine atlayarak ömürlerini bitirirler.
Gerçekle ilişkiyi kesmek amacıyla yapılan her şey bir tutkunluktur; gerçek acı verici olarak algılanır, ondan kaçılmak istenir; acı veren algılamayı değiştirecek tutkunluklar kişinin yaşamında en ön sıraya geçer.