Beni okuyamayanlar için yazıyorum: ezilmişler için, yüzyıllardır tarihe geçebilmek umuduyla kuyrukta bekleyenler, kitap okuyamayanlar ve kitap alacak parası olmayanlar için.
Korku ağzı kurutur, elleri terletir ve kişiyi sakatlar. Bilmek korkusu bizi cahilliğe yazgılar, yapmak korkusu iktidarsızlığa indirger. Askerî diktatörlük, dinlemek korkusu, konuşmak korkusu, bizi sağır ve dilsiz yapmıştı. Şimdi de demokrasideki anımsamak korkusu yüzünden belleğimizi yitirdik, gene de hatıra çöplerini örtmeye hiçbir halının yetmeyeceğini bilmek için ‘Sigmund
Freud olmamıza gerek yok.
Çelişkilere Övgü / 1
Ahmak bellek, kendi kendini trajik bir nakarat gibi yineleyip durur. Oysa hayat dolu bellek, her gün yeniden doğar: geçmişten kaynaklanırsa da geçmişin kesin karşısındandır. Alman dilinin tüm sözcükleri arasında Hegel’in en sevdiği, aufheben sözcüğüydü. Aufheben aynı zamanda hem ‘saklamak’ hem de ‘silmek’ anlamına gelir ve böylelikle, ölürken doğan, yıkarken kuran insan tarihine saygılar sunar.