Yazarım sürekli Shakespeare kitaplarından alıntı yapması sıkıcıydı. Shakespeare okumak istesem gidip onun kitaplarını okurdum ve gizem ve gerilim yaratma çabası Shakespeare’in alıntıları arasında kaybolmuştu.
Karakterlerin kim olduğu, nasıl biri olduğu hakkında detaylı metinler yok, sadece rollerini görüyoruz bu yüzden fazla yüzeysel geldi. Yazar karakterlerin duygularını, sahnede oynadıkları rollerle iç içe geçirebilseydi, kitap hem tiyatro hem de roman anlamında güçlü olabilirdi.
James&Oliver ilişkisi, kitapta dikkat çeken ama en eksik anlatılan yanlardan. Yazar bu bağı sadece üstü kapalı göndermelerle geçiştiriyor. James’in bastırılmış duyguları belli ama Oliver ile arasındaki bağ ne olduğu belli belirsiz.
Bu, Hoffmann’dan okuduğum ikinci kitaptı ve onun dilini, bakış açısını gerçekten sevdim. Hoffmann, hayal ve gerçeklik arasındaki ince çizgiyi bir tiyatro sahnesi gibi kurgulamış. Giglio’nun kimlik arayışı ve bu süreçte aşkı bulma yolculuğu bazen karmaşık, bazen de şaşırtıcıydı. Kitap, fantastik ve masalsı anlatımıyla bence okuru hem eğlendiriyor hem de düşündürüyor. Benim için oldukça keyifli bir okumaydı.