Hikayemiz aşkından kendini ilme adayan, sevdiği kadının ilerlediği yolda kendisini desteklemesini bekleyen ancak olumlu bir geri dönüş alamayan, çıktığı bu yolun sonunda aradığı şeyi bulamayıp yaşamın ıstırabını çeken bir adamın hikayesi. Martin Ruth'u sevdi. Sevgisi gerçekten güzeldi, kendini onun yolunda ölüme götürecek kadar... Sevdiği kadının seviyesine erişmek istemesiyle beraber uzun bir yolculuğa atıldı ve tek başına birçok kişiyi gölgesinde bırakacak bir bilgiye ulaştı. Bu gerçekten inanılmaz bir başarı. Burjuva yaşamındaki merak ettiği o bilgili adamların aslında bildiği gibi olmadığını öğrendi. Kendini öyle bir bilgiye kaptırdı ki yeri geldi Ruth onu anlamadı. Ruth inatla Martin'deki bu dahiliği kabullenmedi. Hiçbir zaman kitapları konusunda onu desteklemedi. Bu en çok sinirimi bozan şey oldu. Martin'in bilgiye olan açlığı, kitap yazma şevki bir anda başlamasıyla beraber bir anda son buldu. Tüm bu yaptıklarını Ruth ile evlenmek, onunla güzel bir hayat yaşamak için yapmıştı ancak bu kesinkes başarıya ulaştığı zamanda onunla olmadığı için ne yapacağını bilemedi. Parayı anlamsız buldu. Sanırım bu daha önce farklı hayaller kuramadığı için oldu. Bir anda boşluğa düştü. Yalnızlık onu derin bir çukura sürükledi. Yazma sevgisi de bir anda tüm çabasını verdiği için çok geçmeden onun için anlamsız bir şeye dönüştü diye düşünüyorum.
En sonunda yaşamın kendisi ona acı vermeye başladı. Kendini hiçbir sınıfa ait görmedi, eski yaşamına bir daha dönemedi çünkü artık kafa yapısı değişmişti. Üst sınıflar beklediği gibi değil, yapmacıklık ve kandırmacadan ibaretti. Üstelik onu kimse anlamıyordu. Böylelikle koca bir kayaya çarpan yalnız gemisinde kimsenin kendisini kurtaramayacağını düşündüğünden yaşam için çırpınmayı gereksiz gördü.
Bana kalırsa Martin gittiği yerde yeni