Sanki aramızdaki uzaklık zamandan yapılma: geri alınamaz bir nitelik. Artık yiten bir çizgiyle önümüzde koşamayan zaman şimdi bizi birbirimize bağlayan bir ip gibi aramızda paralel gidiyor, uzaklığımız aradaki boşluk değil de ipin iki kat artışı oluyor.
Çok ağlıyordu, belki de böylesine sessiz ağlaması gerektiğinden; belki de aldatılmaktan olduğu gibi gözyaşlarından da utandığı için, ağlarken kendinden tiksinerek, sevmesi gerektiği için ondan tiksinerek.
Gençken ölümün nasıl gövdenin doğal bir davranışı olduğuna inandığım aklıma geliyor; artık yalnızca bir zeka işi olduğunu biliyorum. Nihilistler bunun bir son olduğunu söylerler; İncil’e inananlar ise bir başlangıç; gerçekte tek başına bir kiracının ya da bir ailenin bir evden ya da bir kentten başka bir yere taşınmasından daha fazla bir şey değildir.