Benim nazarımda genç olmakla ihtiyar olmak arasında bir fark yoktur.Belki ihtiyarlık bu manasız sürüklenmeyi sona yaklaştırmak bakımından daha da iyidir; fakat bazı şeyler var ki onları yüklenmek için yaşlı omuzlar kâfi gelmeyeceğe benziyor.
Kimisi gençliğine mağrurdur;kimisi ihtiyarlığına ve tecrübesizliğine dayanıp böbürlenir; kimisi eskiden neydim diye övünür; kimisi ileride neler olacağını ihsas ederek itibar kazanmak ister. Hepsi birden mahiyetini asla anlamadıkları bu değirmenin içinde yuvarlanıp giderler ve kainatın mihverinin kendilerinden geçtiğini ve vehmederler.
Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.