Dilim Yusuf'un adından başka bir sözcük telaffuz edemiyorken, kuştan, ağaçtan, sudan nasıl söz açarım?
Kuş, diyorsam, Yusuf demek istiyorumdur. Ağaç da Yusuf demektir. Su, Yusuf'un ta kendisi. Nasıl da Yusuf olmayan bir ismi ağzıma alırım?
Gördüğüm her şey bana Yusuf diyorken, ve dahi gördüğüm her şey bana Yusuf suretinde geliyorken, nasıl olur da gözlerim Yusuf'tan başka bir surete değer?
Sarsılıyor kalbim yedi yerinden, bunca sarsıntıyı ben kazasız belasız nasıl geçeyim? Kan istiyorsan al işte eşiğindeyim. Razıyım öl bende, sende öleyim.
Başına bir kez olsun gerçek elmaslardan yontulmuş bir taç takmamış olan yapay taşlarla oyalanmanın acısını nereden bilecek? Göz kapaklarının ardına bir kez olsun ışık düşmemiş olan karanlıktan nasıl şikayet edecek?